Bu haber kez okundu.

Gönül Dostları; Tac-ül-Arifin Ebu'l-Vefa
Bu haldeki minber, vüudunu zerre kadar incitmedi. Bu hali gören, halife, alimler ve halk çok şaşırdılar. Halifenin, Ebu'l?Vefa hazretleri hakkındaki tutumu değişti. Hiç kimsenin onu inkar edecek hali kalmadı. Başta halife olmak üzere, oradaki herkes, Tac?ül?Arifin'in Allahu Teâlâ'nın veli bir kulu olduğunu kabul ve tasdik etti. Esasen de bu durumu, Tac?ül?Arifin'i sevmeyen ve ona düşman olanlar, onu halifenin gözünden düşürmek için hazırlamışlardı.

Daha sonra Ebü'l?Vefa hazretleri; "Kim suâl sormak ve münazâra istiyorsa gelsin" dedi. Fakat kabalık meydandan, özellikle o kırk âlimden hiç kimse ona cevap vermedi. Sapıklar, âlimlere; "Biz sizi niye buraya getirdik? Hazırladığınız suâllerinizi sorsanıza" dediklerinde, âlimler; "Vallahi biz, gerçekten cevâbı zor sorular hazırmıştık. Fakat şimdi onların hiç birini hatırlayamıyoruz. Bildiğimiz her şeyi unuttuk" dedi. Ebü'l?Vefâ; "Hangi İslam'ı soruyorsun. Senin İslam'ından mı soruyorsun, yoksa benm İslâm'ımdan mı?" diye söyleyince o zat; "İ~|~slam iki türlü müdür diyorsun?" dedi. Ebu'l?Vefa; "Evet iki türlüdür. Szin İslam'ınız. İmanınızın aynıdır. Sen; Allah?u Teâlâ birdir, eşi ve benzeri yoktur. Muhammed Mustafa hak peygamber diye dilinle söyler, kalbinle buna inanırsın. Hak tealanın ve Resulünün emrini tutup onunla amel edersin. Ama bizim İslam anlayışımız ve kabul edişimiz bazı değişiklikler arz eder.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100