Bu haber kez okundu.

Gönüller Hakk'a yükselecek
Bu gece mirac kandili. Mirac hadisesi Peygamber Efendimiz'in, Kur'anı Kerim'de de belirtildiği üzere en büyük mucizesidir. Kur'an-ı Kerim'de bu mucize şöyle anlatılıır... ~|~

 

 

Bu gece mirac kandili. Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa'ya (sav), lütufların en yücesi olarak Allah katında ayetlerin gösterildiği kutlu bir geceyi daha idrak edeceğiz. Hak yakınlığının, feyiz ve muhabbetin Allah'ın Sevgilisi hürmetine rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı bu maneviyat iklimde tüm iman ehli gönüller Allah'a yönelecek.

Mirac hadisesi Resulullahı'ın, Kur'anı Kerim'de de belirtildiği üzere en büyük mucizesidir. Kuran'da bu mucize şöyle anlatılıır: "Mümtaz kulunu, ayetlerimizden bazısını kendisine gösterelim diye bir gece Mescidi Haram'dan alıp, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidi Aksa'ya kadar götüren Allah, her türlü noksanlıklardan münezzehtir, eksikliklerden uzaktır. Herşeyi işiten ve gören O'dur" (İsra,1).

Vuslat yolculuğu
Buhari ve Müslim'in rivayetlerine göre Hz. Peygamberin kalbinin iman ve hikmet ile doldurulmasından sonra Allahü Teala'ya yolculuk başlar. Cebrail (as) Burak'ı hazır bulundurmaktadır. Burak, maneviyat aleminden getirilmiş bir hayvandı. Resulullah, yıldırımdan hızlı Burak'ın sırtında, Hz. Cebrail ise, hayvanın yularını tutmaktadır. İlk olarak Allah Resulü, müminlerin ilk kıblegâhı olan Mescidi Aksa'ya misafir edilir. Fahri Kainat Efendimizi bu aziz mekanda Hz. İbrahim, Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Adem Efendimiz gibi birçok peygamber karşılamışlardı. Kutlu Elçi, burada bir bayram şenliğinde peygamberler ve meleklere imam olarak iki rekat namaz kıldırmışlardır.
Bundan sonraki yürüyüş ise manevi bir vasıta ile olmuştur ki, buna mirac denir. Efendimiz (sav), Cebrail ile, yedi kat göğü geçmiş, bu seyir esnasında birinci kat semada Hz. Adem, ikinci kat semada Hz. İsa ve Yahya, üçüncü kat semada Hz. İdris, beşinci kat semada Hz. Harun, altıncı kat semada Hz. Musa ve yedinci kat semada Hz. İbrahim ile mülakat etmişler, merhabalaşmışlardır.

Sidret'ül Münteha
Öyle bir fezaya çıkarıldı ki, Allah Resulü, orada kaderleri yazan kalemlerin cızırtısı duyuluyordu. Ve nihayet Resulullah'ın önüne Sidrei Münteha sahası açıldı. Allah'tan başkasınca bilinmeyen makamlar gösterildi. Bu, son noktadır. Hiçbir varlık oradan öteye geçemez. Belki de bu saha, varlıkların yaratılış sebebi olan Hz. Muhammed için halkedilmiş, sadece Onun için bir defaya mahsus kullanılmıştır. Dolaysıyla, bundan öteye geçmek Hz. Cebrail'in de haddi değildir. Cebrail (as); "Bu, Sidret'ülMünteha'dır" der. Sidret'ülMünteha'dan öteye yolculuk Refref ile olmuştur. Refref, zaman ve mekan kabuğunu delen bir muhabbetullahtır. O, bu seyirdeki vasıtaların zübdesidir, vuslat aracıdır...

Kul'unun miracını Rabb'imizden dinleyelim;
"Battığı zaman andolsun yıldıza ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı da. O, kendi arzularına göre konuşmaz. Onun anlattıkları, kendine vahyolunandan başka birşey değildir. Ona (müthiş kuvvetli olan Cebrail) öğretti. Akıl ve görüşünde kamil bir melektir. Hemen doğruluverdi. Ve O, en yüce ufukta idi. Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. İki yay kadar, yahut daha yakın oldu. O zaman 'Kul'una vahyedeceğini vahyetti. Gözleriyle gördüğünü kalbi de yalanlamadı. Gördükleri hakkında kendisiyle tartışacak mısınız şimdi? Andolsun onu Sidret'ülMünteha'nın yanında önceden bir kere daha görmüştü. Cennet'ülMe'va da onun yanındadır. Sidre'yi kaplayan kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de haddi aştı. Andolsun ki, Rabb'inin ayetlerinin en büyüklerinden olanlarını gördü" (Necm Suresi, 118)...

Müminlere hediyeler
Allah Resulü, miractan ümmetine hediyelerle döndü. Rabbani hediyelerden başlıcaları şunlardı:
* Bakara Sûresinin son ayetleri
* Beş vakit namaz
* Muhammed (sav) ümmetinden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayanların bağışlanacağı müjdesi.
Peygamber Efendimiz (sav) Hemen Kabe'ye giderek tüm halka İsra hadisesini anlattı; şaşırdılar. Müşrikler, keza, Ebu Cehil ve diğer azılı kafirler Resulullah'ı inkar ettiler. O esnada Allah Resulüne ilk anda inanan, sadece Hz. Ebubekir Efendimiz (ra) oldu. Böylece "Sıddîk" unvanını aldı. Resulullah kendisine yöneltilen tüm sorulara doğru cevapladıkça müşriklerin şaşkınlıkları daha da artıyordu. Ve lakin, İsra Suresindeki gerçekler müşriklere karşı son bir ihtar manası taşıyordu. Zira artık iyilikle mukabele dönemi sona eriyor, onları kötü bir akıbet bekliyordu. Resulullah'ın iki kıblenin de peygamberi olarak vasfedildiği İsra Suresinde kurtuluş için yegane şartlar olarak şunlar takdim ediliyor:
1. Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayın.
2. Ebeveyne hürmet ve ihsan edin.
3. Akraba, yoksul ve yolda kalmışlara yardım edin.
4. İsraf etmekten ve cimrilik yapmaktan sakının.
5. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin.
6. Fuhuş ve zinaya yaklaşmayın.
7. Haksız yere kimseyi öldürmeyin.
8. Yetimlerin malına yaklaşmayın.
9. Ahdinize sadık kalın.
10. Ölçü ve tartıda doğruluğa dikkat edin.
11. Bilmediğiniz şeyin ardına düşmeyin.
12. Yeryüzünde gurur ve kibirle yürümeyin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100