Bu haber kez okundu.

Gönülleri de bilir
Hakkı ve O'na ayna olan Resulüllah'ı (sav) seven gönüller dile gelseydi neler olurdu? "Geceyi gündüze, gündüzü geceye katar. Gönüllerde gizli olan herşeyi o bilir" (Hadid: 6).
İnsanın imanını taklit düzeyinde yaşaması ve bunu değiştirmek için herhangi bir çaba sarfetmemesi neyle açıklanabilir? Yani bu dünyada Rasulüllah Efendimize (sav) ait ufak da olsa herhangi birşey öğrenmeden yaşayıp gitmek acaba gönül sahibi bir insanı rahatsız etmez mi? Yerlerin ve göklerin yaradılışında ve gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde hayret edilecek nice şeyler bulunduğunu düşünemeden bu dünyadan göçüp gitmek acı bir şey değil mi? Yaradanın kainatın özünü özetleyip yerleştirdiği Kur'an?ı Kerim'ini bir kez olsun açıp da okumamak, Cenab?ı Hakk'ın alemlerin yaradılış sebebi olarak övdüğü, yücelttiği Rasulüllah Efendimiz için günde en azından bir kez olsun salavat okumadan uykulara dalmak acaba bir süre sonra insanı rahatsız etmez mi?
Çünkü gerçekten çok mükemmelce tasarlanmış, bir insan için olağanüstü bir evrenin içinde yaşıyoruz.
Bazı insanların ellerini açıp bir kez olsun "Allah'ım rahmetini yardımını üzerimizden eksik eyleme" demeden, "Allah'ım ben çok günahkarım, beni affeyle, cürmüm ile geldim Sana" diye yalvarmadan geçirdiği günler boşa geçmiş değil midir? İnsan, bir gün kendini yaratan Rabbine döndürülmeyeceğini mi zannediyor? Ruhu sahibini ararken, sahibi hergün onu huzuruna çağırırken, insan, gönlünden geçirdiklerini bilinmez mi sanıyor? Ama Allah (cc) bilir, kendimize itiraf etmekten korktuğumuz sırlarımızı da bilir. Cenab?ı Hakk'ı tanımaya çalışmazsak dünyayı ve evreni ancak kendi algıladığımız kadar zannederiz.
İbadetler insanın ufkunu açar, ötelere kapılar, pencereler açar. Birgün bir de bakarsınız ki insan ötelerin insanı oluvermiş. Bakış değişmiş, duyuş değişmiş, insanlara karşı davranışlar değişmiş, insan iki kanatlı bir kuş olmuş. Fakat önce çile gerekli; tohum sancılanarak çatlayacak ki filiz versin, Allah'ı (cc) ve Resulünü (sav) anacağız ki çile dolsun.
İnsanın kemale ulaşmasını sağlayacak olan çileler insanlar kadar çeşitlidir. Önemli olan çileyi, bir yerlere ulaşmak için çektiğimizi bilmek, acıları, üzüntüleri bu bilinç ile değerlendirmektir. Eğer hayatımızın bir dili olsaydı, sıkıntılarımızın nedenleri ve bize kazandırmış olduklarını bilseydik, belki de o sıkıntılara katlanmak daha kolay olurdu. İşte kamil insanlar bu görevi de yerine getiriyor.
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100