Bu haber kez okundu.

Gözyaşı: İmanın gıdası
Bütün bu gerçekler, mahviyetin sevgiden ve aşktan ayrılmadığını göstermektedir. Kişi severse, sevilenin varlığında fânî olur. İşte Mevlâna, Hak sevgisinde nefsini feda etmiş, Hakk'ın varlığı ile hayat bulmuştur. Bu gerçek, sevgide nefsin mahviyeti anlamına gelir. Onu büyük yapan sır burada...

Hz. Mevlâna'da kulluk ve mahviyet muhabbet ve aşka, bu hal ise kalbin hüzünlenmesine, gözyaşına vesile olmuştur. Bu yüce halleri onun beyitlerinden anlıyoruz:

"Bulut ağlamayınca, çimen nasıl güler? Çocuk ağlamayınca, memeden nasıl süt emer?"

"Allah için ağlayan göz, ne mübarek bir gözdür. Allah için yanan bir kalp, ne mübarek bir kalptir."

"Her ağlamanın sonu gülmedir. Binaenaleyh sonunu gören ve bilahare gülmek için ağlayan, mübarek bir kuldur."

"Ey fakir (kul); zoru ve kuvveti bırak da inleme ve tazarru ile iltizam et ki; inleyene muhakkak merhamet edilir."

"Ya Rab; bazen ağlar, inler, rızan için gözyaşı dökerim. Sakın benim bu gözyaşlarıma merhamet edip de bela ve cefalarını benden k~|~esme. Çünkü onlar benim kalbimin hayatı, imanımın gıdasıdır."

Hak sevgisi, mahlukata da sirayet eder. Mevlâna'nın mânâ dostu Yunus Emre bu sebeple, "Yaratılanı severim, yaratandan ötürü" demiştir.
Anahtar Kelimeler:
gözyaşı imanın gıdası
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100