21 Mayıs 2006 Pazar 00:00
175 Okunma
Güzel ahlâkın süsü, hilm
Sevgili Peygamberimiz müslümanı; elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği kimse olarak tarif etmiştir ~|~
Fert ve toplum eğitiminde tevazunun önemi büyüktür. Tevazu, hakikati yüce bilmek ve ona değer vermekten, kendini Hakk'ın hizmetkârı olarak varsaymaktan kaynaklanır. Resulü Ekrem (sav), bu mana ve şuuru ashabına aşılayıp örnek insan yetiştirmiştir. Onun toplumu bütün insanlığın medar-ı iftiharı örnek bir toplum olmuştur. Zaten tevazu sahibi olmayının, davasını tebliğ etmesi ve irşad görevini yürütmesi mümkün olmaz. Zira kul, Hak için tevazu sahibi olursa, Hak adına ayağına gideceği insan kalmaz. Bu da Hakk'ın hem nefis dünyasına hem de cemiyete nuzur bahşetmesi için şarttır. Aksi halde Hak için olmayan tevazu, gizli bir riya olmaktan kurtulamaz...

Güzel ahlakın en önemli unsurlarından biri de hilm (yumuşaklık) olmaktadır. Aslında hilm nefsin mutmainliğinden kaynaklanır. Sevgili Peygamberimiz (sav), müslümanı; elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği kimse olarak tarif etmiştir. Barışın (sulhün) tçemeli hilm ve sukûnettir. Sukûnet ve hilm ise nefis terbiyesinin sonucudur. Dolaysıyla barışın teminatı irşad, terbiye ve İslam'ıdır.

Bu cümleden olarak Hz. Peygamber (sav), şöyle buyurur:
"İlim öğrenmek zorluk çekmekle, hilm, ahlakı güzelleştirmek hususunda gayret sarfetmekle mümkündür. Hayrı tercih edene hayır verildiği gibi, kötülükten sakınan da korunur" (Taberani-Ebid Dünya).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100