Bu haber kez okundu.

Hadis-i Şerif
Enes’den (r.a.) rivayetle;
Resûlullah (s.a.a.) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu: “Kendini nasıl buluyorsun?” “Ey Allah’ın Resûlü, Allah’tan ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum” diye cevap verdi. Resûlullah (s.a.a.) da şu açıklamayı yaptı: “Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar.”
(Kütüb-i Sitte, hadis no: 1679).
***
 Hz. Aişe’den rivayetle;
Ben Resûlullah’ı (s.a.a.) ciddi bir şekilde, küçük dili görünecek derecede güldüğünü görmedim. O, sadece tebessüm ederdi.
Buhari’nin bir rivayetinde şu ziyade mevcuttur: Resûlullah (s.a.a.) bir bulut görecek olsa bu yüzünden bilinirdi. Ben (bir seferinde), “Ey Allah’ın Resûlü, halk bir bulut görecek olsa, yağmur getirebilir ümidiyle sevinir, hâlbuki Sen bir bulut gördüğünde üzüldüğünü yüzünden okuyorum, sebebi nedir?” diye sordum. Bana şu cevabı verdi: “Ey Aişe! Bunda bir azab bulunmadığı hususunda bana kim teminat verebilir? Nitekim geçmişte bir kavim rüzgârla azaba uğratılmıştır. O kavim azabı gördükleri vakit, ‘bu gördüğümüz, bize yağmur getirecek bir buluttur’ demişlerdi.”
(Kütüb-i Sitte, hadis no: 1680).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100