Bu haber kez okundu.

Hakk'ın eşyadaki tecellisi
Şah-ı Velayet Hz. Ali Efendimiz (kv), "Görmediğim Allah'a inanmam" buyuruyor. Bu söz, şu manaya geliyor: ~|~

 


İnsan, alemin özü, zübde?i kainattır. Bu tabiatta, evrende ne kadar mevcudat varsa, bunların tamamı manevi olarak sizin batınınızda, iç aleminizde meknuzdur, gizlidir.
Rüyalarınızda bir çok alemleri seyredersiniz. Gözlerinizle gördüğünüz tabiat manzarasını kalp gözünüzle, mana aleminde, rüya aleminde seyredersiniz. Yıldızlardı, güneşti, galaksilerdi... Böyle gördüğünüz çok rüyalar var. İşte onlar bu dış tabiatımızda mevcut olan alemin, iç alemimizde, mana olarak mevcudiyetinin ifadesidir. Çünkü Allah, kuluna Zatı ile sıfatı ile, esması ile tecelli etmiş, mana olarak onu derununa gizlemiştir. Kısaca insan, aynı zamanda kainatın maketidir. Yani bu koskocaman maddi alemin özüdür, zübdesidir, maketidir. Ona baktığınızda bu kainatı okursunuz.
Burada çok enterasan bir cilve, bir nükte var. Yaratılan herşey Allah'ı bulmada bir delildir. Ayet demek, delil demektir. İnsan da bir delildir, ayettir. Allah'ı anlatan ayettir. O halde şunu diyebiliriz: Allah'ın ayetleri yani deliller insanın bünyesinde meknuzdur. İnansın, inanmasın; belki kendisi bundan haberdar değil, ama onun varlığı Allah'ın varlığını ispat ediyor. "Ben O'nun mahlûkuyum" diyor. "Benim ustam Allah'tır" diyor. Hal diliyle bu bünye, bu ceset, bu mana bunu anlatıyor.
Ayette "Yerde ve gökte ne varsa hepsi Allah'ı zikreder" (Hadid, 57/1; Haşr, 59/1; Saff, 61/1) buyruluyor. Yani "Beni Allah yarattı" der. Nida eder sana! Ama eğer görecek göz yoksa görmezsin. İşitecek kulak yoksa işitemezsin. Bu bakımdan başta söylediğim Hz. Ali Efendimizin o sözü çok mübarektir. Ne buyuruyor: "Görmediğim Allah'a inanmam". Eşyada Hakk'ı görürüm. Allah'ı görürüm. Sende bende Allah'ı görürüm."
"Bu Niyazi'den Hak görünür." Bu sadece Niyazi için geçerli değil ki. Sende var, ben de var. Ama Niyazi çekildi aradan; o gerçeği yaşayan ulu bir zat oldu. Onun için:
"Çekilirsen aradan/ Geri kalır Yaratan" diyor Niyazi Mısri. Nasıl eşya, kainat Allah'ın tecellisinden mülhem yaratılmışsa, insan da Allah'ın tecellisinden vücud bulmuş ilahi bir varlıktır. Hem öyle ki, hiçbir varlığa olmayan tecelli insanoğluna olmuştur. Allah'ın hem Zat-ı Barisinin hem sıfatı Barisinin, hem esmaı ilahisinin tecellisi insanda mevcuttur. Yani insanoğlunda alemdeki tecellilerin fevkinde tecelli vardır.
Hatta alemde olmayan tecelliler insanoğlunda mevcuttur. Mesela alemde ruh yoktur, ama insanda ruh vardır. Zaten insanı da insan yapan, o manevi cevherdir, ruhudur. O ruh Cenabı Hak'tandır.

RAHMETEN Lİ'L?ÂLEMÎN HZ. MUHAMMED (SAV) /
Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Gönül Sohbetleri

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100