Bu haber kez okundu.

Haya duygusu imandandır
Haya duygusu, insanı kötülüklerden alıkoyar; iyiliklere yöneltir. Bu sebepten hayâ, insandaki ahlâk duygusunun kaynağı durumundadır. "Haya dinden midir?" diye sorulduğunda Peygamberimiz, "Haya dinin tamamıdır" şeklinde cevap vermiştir.
Hadis şöyledir: ~|~

 

"Kurre b. İyas anlatır: Rasulullah ile beraberdik. Yanında hayadan söz edildi. Ya Rasulallah; haya dinden midir? diye sordular. Peygamber (S.)'in cevabı şöyle oldu: 'Haya, dinin tamamıdır. Şüphesiz haya, haramdan kaçınmak, diline sahip olmak ve iffet imandandır. Bunlar âhiretle ilgili sevabı artırır, dünyalığı ise azaltır. Ama âhiretten artırdıkları, dünyadan azalttıklarından daha fazladır'."(Sünen?i Darimi, Mukaddime, Bab: 43)
Utangaç olan bir şahsı utangaçlığından dolayı tenkid eden kişiyi Hz. Peygamber şöyle uyarır: "Onu tenkit etmekten vazgeç. Çünkü utanma duygusu olan haya, imandandır."(Sünen?i Ebi Davud, 35. Kitabu'l?Edeb, Bab: 7, H. No: 4695)
Görüldüğü gibi insanı ahlâkî bir varlık kılan, utanma duygusu olan hayadır. Şu hadis?i şerif bu bakımdan son derece anlamlıdır: "Utanmadığın zaman dilediğini yap" sözü, insanların peygamberlik kelamından işittiği cümlelerdendir."(Buhari, Edebu'l?Mufred, c. II, s. 52, H.No: 597)
İslâm ahlâkının temeli sayılabilecek olan haya duygusu, sadece insanlara karşı duyulan bir utanma duygusundan ibaret değildir. Allah'a karşı duyulan utanma duygusu da, haya kapsamına dahildir. Belki de Allah'a karşı duyulan utanma duygusu, insanlardan utanmanın da temeli durumundadır.
***
Kibirlenmek, gururlanmak, büyüklük taslamak ise çok kötü bir huydur.
Şeytan'a ait bir özellik olan kibir, onun Hz. Adem'e secde etmesini engellemişti. Cenab?ı Allah bunu Kur'ân?ı Kerim'de şöyle anlatmaktadır: "(Hz. Adem'e) secde etmekten yalnızca İblis kaçındı. Kibirlendi ve kâfirlerden oldu" (el?Bakara, 2/34).
Küfür ve inkârın en önemli sebebi kibirdir. Bunu Hz. Adem (a.s)'ın kıssasında görmek mümkündür. Nitekim şeytanın kibrinden dolayı isyanından sonra, inkâr ve isyan edenlerin çoğu kibir nedeniyle isyan etmişlerdir. Hz. Musa'nın apaçık delilleri karşısında Firavun inkâr etmişti.
"Sonra da Musa'yı ve Harun'u, firavun ve topluluğuna mucizelerimizle gönderdik, fakat onlar, kibirlendiler ve suçlu bir kavim oldular" (Yûnus 10/75). Hz. Peygamber (s.a.s) döneminde inkâr eden zengin ve ileri gelen insanlar kibir neticesinde inkar etmişlerdir. Bu durum Kur'an?ı Kerim'de şöyle anlatılmaktadır:
"En sonunda da sırt çevirdi. Büyüklük tasladı ve şöyle dedi: "Bu eskilerden kalan bir sihirden başka bir şey değildir" (el?Müddesir, 74/23?24)
Hz. Abdullah b. Mes'ud (r.a.) bu hususta şu hadis?i şerifi nakletmektedir:
"Resulullah (a.s.m.),
? 'Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, Cennete giremez.'
Buyurdu. "Bunun üzerine bir zât, 'Ya Resulullah, insan elbisesinin ve ayakkabılarının güzel olmasını sever, arzu eder' dedi. Resulullah (a.s.m.), 'Şühhesiz ki, Allah güzeldir ve güzelliği sever. Kibir ise kendini yüksek görerek, hakkı inkar etmek ve insanları hor görmektir.' buyurdu." (Müslim, İman, 147)
Allahu Teala bir kimseye, imtihan için, mal, mülk, evlad, mevki, makam vs. gibi türlü nimetler ve zenginlikler vermiş olabilir. O kimse bu nimetlere şükretmeli, asla gurura, kibre kapılmamalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100