25 Eylül 2013 Çarşamba 00:04
1280 Okunma
‘Hazır ol, uzun yolculuk yaklaştı’
İmam Zeynelabidin (a.s.) Muhammed ibn–i Müslim–i Zühri’ye yazdığı mektupta şu önemli ikazları yapmıştır:
“Küçüklük ve yaşlılık döneminde nimetleri ile seni rızıklandıran Allah’a nasıl şükredeceğine dikkat et. Beni en fazla korkutan şey, Allah’ın şu ayette buyurduğu gibi olmandır: ‘Onlardan sonra kitaba vâris olan öyle bir nesil geldi ki, hem bu dünyanın geçici yararını alırlar da, elbette ileride yarlığanırız suçlarımız örtülür bizim, derler’ (A’raf/169).
Şüphesiz sen ebedi kalınacak bir evde değilsin, aksine göç ilan etmiş bir yurttasın. İnsan akranından sonra ne kadar baki kalabilir ki? Dünyada korku içerisinde olan kimseye ne mutlu! Ölüp de kendisinden sonra günahı baki kalan kimsenin hali de ne kötüdür!
Kısa bir mühlet verildiğine göre de çabuk davran. Zira sen, yaptığın işten habersiz olmayan biriyle karşı karşıyasın; seni koruyup kollayan, durumundan gaflet etmemektedir. Hazır ol ki, uzun yolculuk yaklaşmıştır. Günahını tedavi et ki, (ruhun) ağır bir şekilde hastalanmıştır.
Sanma ki (bu sözlerle) seni kınayıp azarlamak ve kusurlarını dile getirmek istiyorum. (Hayır!) Allah’ın, kaybettiğin isabetli görüşünü diriltmesini ve dininden unuttuğun şeyi geriye çevirmesini istiyorum ve Allah–u Teâla’nın Kur’ân’daki şu sözünü hatırlatıyorum: ‘Hatırlat, gerçekten de hatırlatmak mü’minlere fayda verir.’ (Zariyat/55).
Yaşıtlarının ve tanıdıklarının öldüğünü ve onlardan sonra boynuzu kırık bir (koyun) gibi (yardımcısız) kaldığını unuttun mu? Bak, senin duçar olduğun duruma onlar da duçar oldu mu? Veya senin düştüğün uçuruma onlar da düştü mü? Veya senin hatırladığın hayıra onlar da iltifat gösterdi mi? Ya da senin bildiğin bir şeyi onlar bilmiyorlar mıydı? Senin onlardan farkın halkın sana yönelmesi, senin fikrine uyup emrine itaat etmesi, helal bildiğin şeyi helal, haram ettiğin şeyi de haram kabul etmesidir. Senin bu durumun, bu makama lâyık olduğun için değildir. Bunun sebebi, halkın senin elinde olan dünya malına göz dikmesi, gerçek âlimlerin olmayışı, cehaletin, makam ve dünya malı sevgisinin sana ve onlara galip gelmesidir.”
(Zühri, Emevilerin saray âlimlerinden olup kadılık ve fetva makamında oturan bir kimsedir).  
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100