05 Ağustos 2006 Cumartesi 00:00
258 Okunma
Hem yüzleri dost, özleri düşmandan usandım...
Huneyn Bozgununun hikmetlerini irdelemeye ve ibret almaya devam ediyoruz... ~|~

Müslümanların Huneyn'de savaşın seyri esnasında dağılma tehlikesi geçirmesinin sebeplerinden biri niyet bozukluğu, biri müşriklerin elindeki nimetlere imrenme idi. Bu sebeplerden bazıları da şunlardır:

c) Müslümanların çokluklarına güvenmeleri:
Huneyn bozgununu hazırlayan en önemli sebep, Müslümanların sayılarının çokluğuna güvenip gurura kapılmalarıdır. Halbuki zafer Allah'tandır. Şartlar ne olursa olsun zafer, Allah'ın emir ve iradesiyledir. Bu mühim husus unutulursa, cihadın mantığı kaybolur. Kul, kendi zayıflıfı ile başbaşa kalır. Daha evvel Mute Savaşı'nda 3 bin kişi, 200 bin kişilik Bizans ordusunu neredeyse mağlup etmişti. Bedir'de, Uhud'da, Hendek'te aynı mana yaşanmıştı. Demek Allah'ın yarıdımıyla, nice az topluluklar, sayıca ve imkanca güçlü nice toplulukları mağlup etmiştir. Tarih, bunun örnekleriyle doludur.
Mekke'nin fethi gibi en büyük zaferden sonra çokluğa güvenen Müslümanların Huneyn bozgununu yaşamaları büyük bir ibrettir. Demek ki, ne olursa olsun, Müslüman, yalnız Allah'a güvenip dayanmalı ve zaferi O'ndan bilmelidir.

d) Askerî disiplin ve itaat zaafiyeti:
Huneyn de, özellikle yeni Müslüman olmak suretiyle orduya katılan bazı insanların disiplin ve itaate zaaf göstermeleri, ilk çatışmadan sonra meydandan çekilme teşebbüsleri bozgunun sibiplerinden birini oluşturmuştur. Zira, askeri disiplin ve itaat büyük önem taşımaktadır.

e) Yeni Müslüman olanların kalplarinde imanın kökleşmemesi:
İman zayıflığı sebebiyle savaş sahasından ürküp kaçmaları da, itikadi bir hatadan ziyade, beşerî bir zaafiyet ve huydan kaynaklanmaktadır. Bu ise, zamanla, nefis mücahedesi ile ortadan kaldırılabilir. Korkmak ayrı bir şeydir, ürkmek ayrı şey.
Demek, insan, iyi niyetli ve samimi olduğu halde zaafı olabilir ve amelinde nifak bulunabilir.
İtaatteki nifak öldürücüdür ama, ameldeki nifak imanla beraber müminde yaşayabilir. İslam büyükleri, özellikle sahabe, imanla beraber müminde yaşayabilen nifaktan çok korkmuşlardır.

Tabiînin büyüklerinden bir büyük zâtın, "Ashaptan 40 kişiyle sohbetim oldu. Hepsi de kendilerinde nifak bulunma korkusuyla ağlıyorlardı" şeklindeki ibretli sözü onların bu korkularının ne kadar şiddetli olduğunu da göstermektedir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121