27 Mayıs 2010 Perşembe 00:00
325 Okunma
Hiçbir ilim muallimsiz olmaz
Peygamber Efendimizin arkadaşlarına, yani sahabiye İslam'ı öğretirken takip ettiği bir takım metodlar vardır. ~|~

 

Yüzlerce insan, hepsi farklı farklı özelliklere sahip. Bu farklı özelliklere sahip olmak, İslam'ı yaşamada da kendini gösteriyor. Mesela; sahabeden bazıları başlıyor fazla ibadet etmeye. Bazı sahabeler hanımının yanına gitmiyor. Çocuklarını terk ediyor. Bu durumun doğru olup olmadığını Resulüllah'a sormaya karar veriyorlar. Gidiyorlar, Allah'ın Sevgilisi'ne durumu anlatıyorlar. "Siz gidin, beş vakit namazı kılın kafi" buyuruyor. Bir başkası soruyor: "Ya Resulallah! Namazı kılıp orucu tutup zekatı verirsek tamam olur mu?" "Tamam olur" diyor. Bir başkası geldiğinde, ona da: "Sakın dilinde zikri noksan eyleme!" diyor. "Kalbin ve dilin Allah'ın zikri ile ıslak olsun".
Bakınız ilk gelenlere ne diyor, ötekine ne diyor? Hz. Ali gidiyor, "Allah'a vasıl olacağım ya Resulallah! Ne yapmam lazım" diyor. Ona da zikri telkin ediyor. Şimdi üç tane insan, üçü de Allah'ı istiyor. Peygamber Efendimiz aynı soruya üç ayrı cevap veriyor.  Resulüllah Efendimiz, bir gün ashabıyla sohbet ederken, Hz. Ali yanına geliyor ve sohbetin tarzı değişiyor. Ali için çok çok daha farklı bir dil kullanıyor.
Şimdi bir Peygamber ki, İslam'ı anlatırken bu kadar farklı diller kullanır da, hiçbir dil kullanmasını bilmeyen sen ben bu işi O'nu devre dışı bırakarak öğreneceğiz?! Bu mümkün mü?
Kısaca İslam'ı bilen, İslam'ı yaşayan, Kur'an'ı bilen, Kur'an'ı yaşayan insanların bunları bize öğretmesine ihtiyacımız var. Bir defa şunu çok iyi bilmek lazım: Hiç bir ilim muallimsiz olmaz. Ama Allah'ın lutfettiği kullar müstesna. Onlar seçilmiş ve sevilmiş kullar. Onlar için bir şey demiyoruz.
İslam'ı, mutlaka o Peygamber bünyesinde yaşanan İslam'la öğreneceğiz, göreceğiz. Namazı nasıl kıldığını, zekatı nasıl verdiğini, orucu nasıl tuttuğunu, insanlar arasında muaşereti nasıl uyguladığını müşekkel olarak ondan alacağız. Şu anda Peygamber olmadığına göre, sünnete nasıl ulaşacağız? Sünnet yazıldı mı? Bugün biz sünneti hangi kaynaklardan öğreneceğiz?
O dönemin zevki hadis hıfzetmekti Bu da bir sevda idi o zaman. Bir iki kişi değil, binlerce, onbinlerce insan... Bu hadislerin yazılışı, Resulüllah'ın bütün halininin, ahvalinin vesikalı olduğu konusunda, sadece birkaç isim vereceğiz.
Ebu Hureyre, 3574 hadis?i şerif yazmıştır. Abdullah bin Ömer 2600 hadis nakletmiştir. Enes bin Malik 2286, Hz. Aişe Validemiz 1660, Cabir Bin Abdullah 1540, Ebu Said el?Hudri 1170 hadis?i şerif...

RAHMETEN Lİ'L?ÂLEMÎN HZ. MUHAMMED (SAV) /
Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Gönül Sohbetleri

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121