Bu haber kez okundu.

Hıristiyanlığa özenti ve televizyonlar
MİSAFİR KALEM / Zeki KENTEL

Dünden devam...

Tarihi gelişime bakıldığında komşumuz Bulgarların, Attila'nın torunları Macarların, İskandinavya'daki Finlilerin vb. bizim gibi Türkistan kökenli olduklarını biliyoruz. Bugünkü farklılıklar, farklı dinlere mensup olmakla meydana gelmiştir.

İstiklal Savaşı'ndan sonra yapılan mübadelede Anadolu'da sadece İslam dininin mensupları bırakılmıştır. Yani Cumhuriyeti kuranlar İslami kimliğini ön planda tutmuşlardır. Romalı anlamına gelen Rum tanımlı insanlar büyük olasılıkla Türk kökenli oldukları halde, dini inanış bakımından Ortodoks Hıristiyan oldukları için zorla mübadeleye tâbi tutulmuşlar ve Anadolu'da sadece Müslüman bir halk bırakılmıştır.

MGK için hazırlanan bir raporda, ülkedeki misyonerlik faaliyetlerinin asıl amacının, bir din propagandası yapmaktan öte Türkiye'yi bölüp parçalamak olduğu belirtilmiştir. Bu çalışmalara karşı gerekli önlemler alınmamakta ve yasaların bu faaliyetleri önlemede yetersiz kalmaktadır.

Rapordaki böl~|~me kastının asıl ve nihai amaç olduğu görüşüne katılmakla birlikte, bu amaca ulaşmada ilk önce Türk toplumunda Hıristiyanlığı çekici kılma çalışmaları vardır.

Bizi bölmek isteyenler böyle bir söylemi doğrudan ağızlarına alamazlar, ama Türklüğümüzü korumamamızda önemli bir yeri olan İslamı geriletme çabalarına da açık ve gizli destek verecekleri de bir gerçektir.

Bölmekten önce sinsice Hıristiyanlaştırma, ancak Müslümanlığı zayıflatılmış toplum kesimlerinde etkili olabilecek bir girişimdir. Bu çerçevede, "din eğitimi"nin kimi bildik süreçlerde devlet eliyle azaltılması konusu ve doğuracağı tehlikeler de yeterince tartışılmalı ve değerlendirilmelidir.

İslami bir eğitim almamış, doğal olarak İslami kimliğini yeterince özümsememiş gençlerin para gibi, cinsel objeler gibi değişik saik ve dürtülerle Hıristiyan misyonerlerin tuzağına düşmesini ve gençlerin bu sonuca sürüklenmesinin sebepleri üzerinde çok düşünmek gerekir.

* Misyonerler İstanbul'da bazı radyo istasyonlarından Türkçe olarak Hıristiyanlık propagandası yapıyor. Bazı kitabevlerinin de bizzat sahibi durumunda. Bu yayınevleri bölücü nitelikli Türkiye haritaları yayınladıkları halde haklarında herhangi bir işlem yapılmıyor. AB sürecinde de demokrasi ve insan hakları denilerek elimiz kolumuz bağlanacaktır.

* Son üç yılda ücretsiz olarak dağıtılan İncil sayısı sekiz milyonu buldu. Bu kadar İncil'i dağıtmak büyük bir maddi güç gerektirdiği halde, misyonerlik yapan kuruluşların gelir kaynakları bilinmiyor.

* Kiliseler aracılığıyla dağıtılan yayınlar arasında bulunan "Kapsam" adlı aylık gazetede İslamiyet aleyhinde iddialara yer veriliyor. Propaganda faaliyetlerini özellikle dini eğitimden yoksun lise son sınıf ve üniversite öğrencileri üzerinde yoğunlaştırıyor. Maddi gücü olmayan vatandaşlar da iş ve para vaadiyle Hıristiyan yapılıyor. Misyonerler, müslüman ülkelerdeki her sorunu da "fırsat" olarak kullanıp taraftar kazanmaya çalışıyor.

Misyonerlik faaliyetleri, Türkiye'ye ve İslam coğrafyasına yönelik tarihi bir hesaplaşma, asırların içinden gelen bir "Şark meselesi" ile bağlantılıdır. Globalleşen dünyada sermaye birikimini kontrol edenler gelecek milenyumun haritalarını istedikleri gibi çizmek için hiç bir masraftan kaçınmamaktadırlar.

Eğer Türk devlet bilincinde bir kimlik duyarlılığı varsa ?ki elbette vardır? o zaman Anadolu toplumunun İslami kimliğinin korunması ve zenginleştirilmesi duyarlılığı da işlenmesi gereken bir konudur.

Çünkü İslami kimlik, kabul edilsin veya bu eğitim sistemiyle toplumun kültüründen soyut yetişmişlerce reddedilsin, Türklüğün ve Türkiye'nin güvenlik zırhıdır. Misyonerlik bir Hıristiyanlaştırma faaliyetidir. Türkiye'nin merkezden, egemen çevreden en azından İslami duyarlıktan uzaklaştırılması (Hıristiyanlaştırma'nın ön adımı), Anadolu Türk toplumuna, Türkiye'nin çevresine, Türkistan'a ve Türklüğün geleceğine yönelik bir tehdittir.

Türklüğün ve Türkiye'nin geleceğini düşünen herkes; Anadolu kültürünün, örf ve geleneğinin, ona önemli bir kaynak olan İslami kimliğin bir biçimde zayıflatılması girişimlerine cesaretle karşı çıkmalıdır.

Sizleri ailenizle, tüm Anadolu insanıyla birlikte yeşil ve temiz bir çevrede, aşı bol, işi bol, borçsuz tasasız çağı yakalamış, barış içinde bir dünyada zengin bir Türkiye'de ve tüm milleti dayanışma, kardeşlik ve sağlık içinde daha güzel yarınlara ve daha üstün başarılara ulaştırmasını Yüce Allah'tan diliyorum.

Elbette ki, daha güzel yarınlar ve daha üstün başarılar önce kişilerin yoğun çaba, çalışma, sabır ve sebatları yanında ancak Yüce Yaratıcı'nın takdiri ve izni ile olacaktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100