Bu haber kez okundu.

İbadet kulvarında yürümek
Kalp dediğimiz duygu merkezini, nefsini tezkiye ederek Allah'a yüceltmek, ibadet kulvarı ile Cenab?ı Hakk'ın miracına onu hazırlamak lazım. O ne ile oluyor? Allah'ı zikirle oluyor. ~|~

 


"Dikkat ediniz, kalpler ancak Allah'ı zikirle tatmin olur." (Ra'd, 13/28).

Onun benzini de zikrullahtır. Zikirsiz bu iş olmaz mı? Olmaz. Bu benim, senin kanaatin değil. Allah, Kur'an'da beyan ediyor: "Dikkat edin kalpleriniz doğruyu, gerçeği ancak zikirle bulur." Ancak onunla doyar. Bunun dışında hiç bir şeyle onu doyuramazsınız. Farklı bir yol çizerseniz kendi kendinizi aldatmış olursunuz.
Bakınız Allah Kur'an'da ne buyuruyor: "Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden gafil olanlar yok mu, işte onların kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden varacakları yer, ateştir." (Yûnus; 10/7,8).

"O kişiler Allah'a kavuşmayı ummadılar." Allah'a döneceklerine, Allah'ın onları hesaba çekeceklerine ihtimal vermediler. Oysa Cenab?ı Hak, hem iyilik, hem de kötülük yönünden zerrenin hesabını soracak. Böyle bir şeyi hesaba koymayanlar ne yapıyorlar? Ayete göre, "Bununla dünya hayatına razı oldular."

Ne var, ne yok, hep dünya. "Gelin biraz ahiretten bahsedelim" dendiğinde, sana; "güzel ama, ne zaman olacak? Gidip gelen var mı?" gibi çok yanıltıcı ve de hileli tarzda sorular sorarlar. Nefis insanı böyle konuşturuyor. Onun avukatı da İblis.
Bunu derken mal mülk kazanmayacak mıyız? Tabii en fazla biz kazanacağız. Kazanacağız ki, "demek ki inançlı insanlar bunu kazanmasını iyi biliyor" diyecekler. "Bunlar ayetlerimizden gafildirler: Dünya ile doyarlar. Daha başka bir şey istemezler." "Onların yaptıklarına karşılık Allah onlara ateşi verecek." Allah, hepimizi böyle bir akıbetten muhafaza eylesin!

İnsanoğlu, aklını başına alarak, hayatını feda ettiği bu değerler uğrunda ahiretini heba etmemeli. Bilakis bu değerleri ahiret hayatını kazanmak için kullanmalıdır.
"Ben bu maddeyi nasıl kullansam da Allah benden razı olsun ve yarın rûz?u mahşerde bunun mükafatını görsem. Çocukları nasıl yetiştirsem de yarin rûz?u mahşerde Rabbim benden razı olsa." Nitekim bir hadis?i şeriflerinde Peygamber Aleyhisselam, "Herkes maiyetindekilerden (evlad?ü iyalinden) mesuldür" (Buharî, Ahkam 1, Cuma 11; Müslim, imaret 20 (1829); Tirmizî, Cihad 27, 1705...) buyuruyor. O halde bunlara çok dikkat etmemiz lazım. İşte burada ayet diyor ki; "Sakın ha! Onlara güvenme. Onların hiç biri sana fayda vermez." Peki ne fayda verir? "Ancak Allah'a kalb?i selim (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur)." (Şuarâ; 26/89).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100