03 Ağustos 2006 Perşembe 00:00
259 Okunma
İlahî kaderin önünde Hakk'ın hesabını bilmek
Bilindiği üzere Huneyn savaşında bozguna uğrayan İslam ordusu; son anda Resulullah Efendimizin ileri atılıp orduyu toparlamasıyla beraber Medine'ye dönmüştü. ~|~

Allah Resulünün önderliğinde yüce İslam'ın yayılışı safhasında vukubulan Huneyn Savaşı, sebebi, cereyan tarzı, gelişmes, psikolojik şartları ve sonuçları ile birlikte müstesna bir yere sahiptir. İlahi kaderin çizdiği yolda işaret taşları hükmünde pekçok hikmet ve ibret Huneyn'i diğerler gazvelerden ayırır. Huneyn, ibretle tetkik edildiğinde, günümüz Müslümanların gönüllerine ışık tuttuğu müşahede edilecektir. Bu svavşın verdiği mesajlar, günümüz şartlarında ölçü krizi ve zaafiyeti içindeki Müslümanların birçok meselesini halledecektir.

Herşeyden evvel Huneyn savaşı, İslam'ın mutlak hakimiyetinin bir simgesi olan Mekke'nin fethini kalıcı ve muhkem kılmıştır. Eğer Huneyn savaşı ardından Taif'in fethi gerçekleşmemiş olsaydı, Mekke'nin fethi, kamil anlamda hedefine ulaşmayacak ve İslam hakimiyeti üzerindeki müşrik tehdidi nazik bir durum arzedecekti. Huneyn ile bu tehdit ve nazik durum bertaraf edilmiştir.

Huneyn'in sebebi; bir kez daha, İslam'daki savaşın mantığındaki haklılığın bir örneğini teşkil eder. Allah Resulü, daha Medine'den yeni hareket etmişti ki, Hevazin ve Benî Sakif kabilelerinin düşmanca hareketleri ve savaş hazırlıkları başlamıştı. Allah'ın hesabını düşünmek ve idrak etmekten uzak ve şuursuz olan bu topluluklar, kendi mantıklarınca Müslümanları ansızın ve hazırlıksız yakalayıp imha edeceklerdi. Bu kötü niyet ve tehlikeli girişimleri, sözkonusu bu kabilelerin üzerine cihadı meşru kılmıştır...

Gelişmeleri sıhhatli bir istihbaratla zamanında öğrenen Resulullah, hemen tedbire başvurarak hazırlık ve haraketlerini buna göre tanzim etmiştir. Ve tedbir olarak Abdullah b. Ebi Hadred, düşman hakkında bilgi toplamakla görevlendirilmiştir. Bu zat, düşman ordugahına kadar sokulmak suretiyle pekçok bilgi ve sui niyeti tespit edebilmiştir. Bu olay, "muhaberesiz muharebe olmaz" hakikatinin müşahhas bir tescilidir. Demek, müminler uyanık olup, düşmanlarının, haklarındaki düşünce ve planlarını öğrenmek için istihbarata büyük önem vermek zorundadırlar. Hususiyle fitne fesadın kol gezdiği buna mukabil, haberleşme imkanlarının da çok yaygınlaştığı günümüzde buna hayatî derecede ihtiyaç vardır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100