09 Haziran 2015 Salı 00:17
476 Okunma
İlim İmamların vasıtasıyla devam etmiştir
Ebû Halid ez-Zubalî şöyle rivâyet etmiştir:
“Ebû’l-Hasan Mûsâ (aleyhisselâm) ilk defa Halife el-Mehdî’nin yanına götürüldüğünde, Zebâle’de konakladı. Ben onunla konuşuyordum. 
Benim üzüntülü olduğumu görünce dedi ki: ‘Ey Ebû Halid! Seni neden üzüntülü görüyorum?’
Dedim ki: ‘Nasıl üzülmeyeyim, sen tağutun yanına götürülüyorsun ve sana ne yapacağını bilmiyorum.’
Buyurdu ki: “Benim için endişeye gerek yoktur, şu şu aylar geçip falan gün gelince, bir milin başında bana yetiş.”
Artık bütün işim ayları ve günleri saymak olmuştu. 
İmam’ın söylediği gün gelince, bir mil öteye gidip bekledim. Orada beklemeye başladım. Derken güneş batmaya yüz tuttu. Şeytan içime vesvese düşürdü ve İmam’ın dediklerinden kuşku duymaya başladım. Ben kuşkular içindeyken birden ufukta bir karartı gördüm. Kafile, Irak tarafından geliyordu. Onları karşılamaya gittim, Ebû’l-Hasan’ın (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) kervanın arkasında bir katıra binmiş olarak yaklaştığını gördüm.
Buyurdu ki: “İşte, ey Ebû Hâlid! Bir kez daha şahit ol.”
Dedim ki: ‘Buyur, ey Resûlullah’ın oğlu!’
Dedi ki: “Sakın kuşkuya düşme. Şeytan senin kuşkuya düşmeni ister.”
Dedim ki: ‘Seni onlardan kurtaran Allah’a hamd olsun.’
Buyurdu ki: “Bir kez daha onlara döneceğim fakat bu sefer ellerinden kurtulamayacağım. (Sindi b. Şahek’in zindanında can vereceğim).” (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 863; Bihâru’l-Envâr, c. 48, s. 71-72).
* * *
Hilafetin asıl sahibi olan Ehl-i Beyt soyundan alınan halifelik makamı, maalesef ilmi de nakledememiştir. Yani İmamların birbirinden aldığı mânevî ilim deryası, yine onların eli ve dili ile devam etmiştir.
Hilafet makamında oturanlar ise, ne kadar çaba sarf etse de bu ilim karşısında yenilmeye mahkûm olmuşlardır.
“Bir toplantı esnasında Halife Mehdî, İmam Mûsâ b. Ca’fer’den içkinin haramlığı konusunda delil getirmesini istemiştir.
‘İçki Allah’ın Kitabı’nda haram kılınmış mıdır? Çünkü insanlar böyle bir hüküm olduğunu söylüyorlar; lakin bir Kur’an’dan bir delil getirecek bilgileri ise yoktur’ dedi.
İmam şöyle buyurdu: ‘Bilakis, içki Allah’ın Kitabı’nda haram kılınmıştır.’ 
Mehdî, ‘Kur’an’ın neresinde içkinin haram olduğuna dâir bir hüküm vardır?’ diye sordu.
İmam şu karşılığı verdi: “Yüce Allah şöyle buyuruyor: ‘Rabb’im ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınır aşmayı… haram kılmıştır.’ (A’raf, 33).
Bu âyette sözü elden günahtan maksadın bizzat içki olduğunun delili de şu âyettir:
‘Sana şarap ve kumar hakkında soru sordular. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır.’ (Bakara, 219).
Şu hâlde, Allah’ın Kitabı’nda içki ve kumar günah olarak isimlendirilmiştir. Yüce Allah’ın buyurduğu gibi günahları faydalarından çoktur.”
Halife Mehdî, Ali b. Yaktin’e döndü ve ‘Allah’a yemin ederim ki, bu ancak bir Hâşimî’nin verebileceği bir fetvadır’ dedi.” (Bihâru’l-Envâr, c. 48, s. 149).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100