Bu haber kez okundu.

İlk hava posta taşımacılığının sembolü: ''KAHİRE SEFERLERİ''
Havacılık tarihi araştırmacısı, internette yayınlanan www.tayyareci.com'un editörü Emekli Binbaşı Celal Uzar, "İstanbul?Kahire Seferleri"nin seyrini anlattı.

İlk hava şehitlerimizin

cesareti ve devlete bağlılığı

Uzar, İstanbul?Kahire Seferleri'nin, 1914 yılında İstanbul'dan İskenderiye'ye 2 bin 500 kilometrelik bir uçuşun, yetersiz teknik imkanlar ve uygun olmayan bir mevsimde, olağanüstü kötü hava koşullarında gerçekleştirildiğini vurguladı. Uzar, Kahire seferinin Türk pilotları tarafından yılmadan bitirilmeye çalışılmasının ve Türk halkının da desteğiyle tamamlanmasının Türk havacılık tarihinde çok önemli bir yeri olduğuna da dikkati çekti. Uzar, "Ayrıca, bu sefer ilk hava şehitlerimiz Tayyareci Fethi Bey, Tayyareci Nuri Bey ve Rasıt Sadık Bey'in şahsında pilotlarımızın cesaret ve devlete bağlılık ülkülerinin de nişanesidir" dedi.

Kahraman uçaklar: Muaveneti Milliye ve Prens Celaleddin

Celal Uzar, sefere Bleriot tipinde "Muaveneti Milliye" ile Duperdessin tipindeki "Prens Cel~|~aleddin" uçaklarının katıldığını, Muaveneti Milliye adlı uçağı Pilot Yüzbaşı Fethi Bey'in kullandığını ve yanında da, rasıtı (gözleyici) Harbiye Bakanlığı Yaveri Üsteğmen Sadık Bey'in bulunduğunu, bu uçağın makinistinin de Başmakinist Yüzbaşı Murat Bey olduğunu kaydetti.

Prens Celaleddin adlı uçağın pilotunun ise Üsteğmen Nuri Bey, rasıtının da Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey olduğunu anlatan Uzar, bu uçağın makinistliğini de Üsteğmen Cemal Bey'in, her iki uçağın marangozluğunu da er Saim'in üstlendiğini ifade etti.

Uçuş planı ve geçit

vermeyen dağlar

Uçuş planına göre, hava fırtınalı, yağmur, kar olmadığı takdirde uçakların 8 Şubat Pazar günü saat 08.00'de Safra Köyü (Sefaköy) meydanındaki Tayyare Mektebi'nden havalanmasının planlandığını kaydeden Uzar, uçakların Eskişehir'e hareket edeceklerini, yolculuk sırasında uçakların sırasıyla Eskişehir, Afyon, Konya, Ulukışla, Adana, Halep, Humus, Beyrut, Şam, Kudüs, Elariş, Portsaid, Kahire ve İskenderiye'de konaklamalarının planlandığını bildirdi. Uzar, "Yaklaşık 2 bin 500 kilometreyi bulan ve yirmi beş gün, yahut bir ay süreceği sanılan bu yolun birinci derecede tehlikeli kısmı Toroslar; ikinci derecede tehlikeli kısmı da Beyrut?Şam?Kudüs arasındaki Lübnan Dağları idi" dedi.

İlk hava şehitlerimiz

Celal Uzar, araştırmaları sonucu, ilk hava şehitlerimiz Fethi, Sadık ve Nuri Beyler'in ölümüyle sonuçlanan İstanbul?Kahire Seferleri'nin gün gün öyküsünü de şöyle anlattı: 8 Şubat 1914 sabahı, hazırlığını daha evvel bitirmiş olan Nuri Bey'in Prens Celaleddin'i saat 09.10'da havalandı. O'nu saat 09.12'de Fethi Bey'in Muaveneti Milliye uçağı izledi. Fethi Bey'in uçağı 16 gün süren maceralı ve tehlikelerle dolu bir yolculuğun ardından Şam'a geldi.

27 Şubat 1914 Cuma sabahı, Şam halkı, üç geceden beri misafirleri bulunan Fethi ve Sadık Beyler'i Kudüs'e uğurlamak üzere Merce meydanına toplanmıştı. Muaveneti Milliye saat 08.00'de havalandı. Şehrin üstünde iki tur yaptıktan sonra Kudüs yönünde gözden kayboldu. Uçağın hareketinden telgrafla haberdar edilmiş olan Kudüs mutasarrıfı dört saat bekleyip de havacılar görünmeyince meraklanarak her yana telgraflar çektirdi. İlçelerden, bucaklardan havacılar hakkında bilgi istedi. birkaç saat süren bir aramadan sonra saat 15.00'de, arama müfrezelerinden biri Küfürhar Vadisi'nde uçağın enkazını, Fethi ve Sadık Bey'lerin cesetlerini buldu. Kazada pilotun en ufak bir hata ve ihmali yoktu. Fethi Bey kuvvetli hava cereyanına mağlup olmuştu.

Şehitlerin öper alnından Salâhaddin Eyyubi

Çeşitli nedenlerle geride kalan ve feci kazanın olduğu 27 Şubat 1914 Cuma sabahı Hama'dan havalanın Nuri ve İsmail Hakkı Beyler ise saat 10.00'da Humus'a gelmişler; orada 4,5 saat kaldıktan sonra, 14.30'da hareket ederek 16.30'da da Şam'a inmişlerdi. Genç havacıları Şam'da Fethi ve Sadık Beylerin feci ölüm haberleri buldu.

Harbiye Bakanlığı, Fethi ve Sadık Bey'lerin uçaklarının enkazı ile şehitlerin o gün giydikleri elbiselerin İstanbul'a getirilip askeri müzeye konulmasına, orduda daima "Fethi" ve "Sadık" adları verilmiş iki uçak bulundurulmasına karar verdi.

Harbiye Bakanlığı bir bildiri yayınlayarak bütün birliklere, kahraman iki havacının şehit olduklarını, şehitlerin gömüleceği Şam'daki Salahaddin Eyyubi türbesi avlusunda kendilerine mahsus bir türbe yapılacağını, adlarına İstanbul'da bir sütun dikileceğini, dileyen subayların bu sütun için yardımda bulunabileceklerini bildirdi.

27 Şubat 1914 Cuma akşamı törenle Taberiye ilçesine getirilmiş olan şehit cenazeleri 28 Şubat 1914 Cumartesi günü özel bir trenle Şam'a ulaştırıldı. Türk bayraklarına sarılı tabutlar içinde Emeviye Camisi'ne götürülen Türk havacılığının ilk iki şehidi, Salahaddin Eyyubi Türbesi'nin avlusunda hazırlanan mezarlarına defnedildiler.

Sonsuzluğa uçan pilotlar

Celal Uzar, sefere devam eden Nuri ve İsmail Hakkı Bey'lerin de 11 Mart 1914'de Yafa'dan Kudüs'e gitmek üzere daha havalanmadan iki kez kum tepeciklerine çarptıklarını, sonra deniz üstünde uçmaya başladıklarını ancak, rüzgar arkadan estiği için yükselemeyen uçağın kıyıdan 100 metre açıkta suya çarparak düştüğünü aktardı.

Uzar bu kazada da, uçak düşmeden kendini denize atan Nuri Bey'in şehit olduğunu, yüzme bilmediği için uçakta kalan İsmail Hakkı Bey'in ise kurtulduğunu belirtti. Uzar, Nuri Bey'in de 14 Mart'ta Fethi ve Sadık Bey'lerin mezarlarının yanına defnedildiğini hatırlattı.

Celal Uzar, Fethi ve Sadık Bey'lerin uçağının düşmesinin ardından İstanbul`dan gönderilen üçüncü uçağın da, Balıkesir'in Edremit İlçesi yakınlarında düşmesi, pilotlar Salim ve Kemal Bey'lerin sağ kurtulması üzerine, ilçe halkının topladığı bağışlarla dördüncü bir uçağın satın alındığını, Salim ve Kemal Bey'lerin gemiyle Beyrut'a kadar götürülen Blreroit tipi "Edremit" adı verilen bu uçakla seferi başarıyla tamamladıklarını anlattı. Uzar, İstanbul?Kahire Seferini tamamlayan Salim ve Kemal Bey'lerin 22 Mayıs 1914'te İskenderiye Limanı'ndan 50?60 bin kişinin katıldığı bir törenle uğurlandıklarını, sandıklara konulan "Edremit" uçağıyla birlikte vapura binerek geldikleri İstanbul'da da aynı coşkuyla karşılandıklarını sözlerine ekledi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100