16 Ağustos 2002 Cuma 00:00
267 Okunma
İlk kurşun ve Hasan Tahsin
FASL?I MUHABBET / Ümit KAYAÇELEBİ

15 Mayıs 1919 günü güzel İzmir'imizi işgal eden Yunan birliklerine ilk şeref kurşununu atarak milli mücadeleyi fiilen başlatmış olan ve aynı gün Türk kanınına susamış müsteviler tarafından süngülenerek şehit edilen Hasan Tahsin Bey'in aziz hatırasına hürmeten "Namus uğrunda" başlıklı bir makalesinin bazı bölümlerini sunuyoruz.

Bu makale İzmir'in işgalinden üç ay önce 19 Şubat 1919'da Hasan Tahsin Bey'in sahibi olduğu "Hukuk?u Beşer" Gazetesinde neşrolunmuştur.

Tarihi İstiklal hakkımızı Avrupa denilen ejderhanın dişleri arasından söküp almak için girdiğimiz büyük savaşın ilk münevver şehidi olan Hasan Tahsin Bey'in mekanı cennet, ruhu nurdan meşale olsun.

Allah rahmet eyleye.

"... O hala üç yüz yirmi sekizden beri üzerinde masum kanların akışı kesilmeyen süngüleriyle, o hala topraklarında yetim ve öksüz, yavrusuz kalan kimsesiz anaların, hasta ve sakat yaşlıların ızdırap yankıları dalgalanan toplarıyla geleceklermiş, tereddüt etmiyoruz, gels~|~inler, hatta masum Türk'e kasdı olan bütün dünya gelsin... Süngüleriyle esasen kanayan yüreklerimizi deşsinler... Gürültücü toplarıyla evlerimizi kuvvetlerimizi yıksınlar. Yağma ve tar?ü mar etsinler.

O Yunan gelsin. Saf ve bâkir limanlarımızı kudret ve kuvveti ile ithale muvaffak olamadıkları teknelerinde o zülmü, ebedi düşmanlığı ezeli husumeti, temsil eden, mavi?beyaz bayraklarını dalgalandırsınlar gelsinler.

Silahlarımızı toplasınlar. Evlatlarına silah cephane dağıtsınlar. Benliğimizi parçalasınlar. Ruhumuzu ezsinler. Fakat asla ve asla unutmasınlar ki Türk ölmedi yaşıyor, kalbimin, ruhumun müslümanlığının, peygamberin telkin ettiği ilhâmlar ile yaşıyor.

Ve burayı Yunan'a vermeyecektir. Vermek isteyecek kuvvetle payşalaşacak kozumuz var. Hatta, süngülerimiz, silahlarımız olmasa bile. Asi ruhumuzla, çoşkun kanlarımızla, hararetli vicdanlarımızla, sökülmeyen dişlerimizle bu memleketi savunacağız.

Yoksa bu şirin diyarları, kendi hayatımızı, akla dayanan cesaretimiz ve tarihi kudretimiz adına ecdada duyduğumuz şükranı hoş karşılayacakları bir hareket yaparak ifade etmek üzere yakacağız, yıkacağız kıracağız.

Hayır hayır meyus olmayalım... Biz ölmedik yaşıyoruz. Henüz damarlarımızda İzmirimiz, Halifemiz, Hakanımız, pây?ı tahtimiz için akıtacak kanlarımız var. Bu memlekete göz diken kuvvetleri yakacak, eritecek hararetimiz pek, hemde pek çok...

Yalnız bunu da unutmasınlar ki, Çanakkale kahramanlarının, mavi?beyaz kucağında haç taşıyan Yunanlılığının canavar hâkimiyeti altında yaşatacak tek hemşiresi, tek bir anası, ufak bir Türk benliği yoktur. Ancak, evet ancak hilalin al gölgeleri altında Hakanıyla pây?ı tahtı ile, İzmir'i ile yaşayacak bir Türklük vardır.

Ve illâ Avrupa Neron gibi bir şair olmak istiyorsa, bizlerde kendi ellerimiz, kendi varlıklarımızla binalarımızı, topraklarımızı cayır cayır yakar kızıl alevlerle halelendirir ve beşeriyetin vicdanına Roma'nın yarışından feci bir sahneyi şiir ve hayâl meydana getirmekte gecikmeyiz... Çünkü tarihimiz var. Çünkü bizi tel'in edecek ecdadın ruhu, ahfadın feryadı var. Çünkü her şeyden üstün namusumuz var..." diyordu. İzmir'de düşmana ilk kurşun sıkıp kurtuluş meşalesini yakan Tahsin Recep.

Türk'ün o şanlı destanını yabancı yazarlardan Arnold Toynbo şöyle değerlendiriyordu:

"Savaştan yoksul çıkmış bir ülkenin insanıydılar. Üstleri başları dökülüyordu. Fakat o çetin askerin dahi dayanması güç olan şartlar içinde, yeni bir savaşın müthiş hayatına severek ve isteyerek koşmuşlardı".
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100