08 Mart 2015 Pazar 00:12
708 Okunma
İlmin merkezi Ehl-i Beyt’tir





Harun Reşid, Kâbe’nin ziyaretine gitti. Tavaf zamanı, halifenin yalnız tavaf etmesi için halkın aradan çıkmasını istediler. Harun tavaf etmek isterken, bir Arap da gelip onunla tavaf etmeğe başladı. Halife, “Bu adamı buradan uzaklaştırınız” diye emretti. Arap, “Allah’ın, Kur’an’da, ‘Mescid’ul-Haram’ı, yerli olsun, dışarıdan gelmiş olsun, onu eşit insanlar için kıldık’ diye buyurmuş olduğunu bilmiyor musunuz?” dedi. Harun, muhafızına, “Onu kendi haline bırak” diye emretti. Sonra Hacer’ul-Esved’i istilam etmek (ona el sürmek) için ona doğru gitti. Arap adam orada da öncelikle davranıp ondan önce istilam etti. Daha sonra Harun, namaz kılmak için Makam-ı İbrahim’e geldi. Yine de Arap adam Harun’dan önce oraya yetişti ve namaz kılmakla meşgul oldu. Harun namazını bitirir bitirmez, o adamı ihzar etmelerini emretti. Adam Harun’un bu emrini duyunca şöyle dedi: “Benim halifeyle bir işim yoktur, eğer halifenin benimle bir işi varsa, onun kendisi benim yanıma gelsin!”
Harun istemediği halde o adamın karşısına gelip ona selam verdi; Arap adam da selamının cevabını verdi. Harun, “Senden dini bir mesele sormak istiyorum, doğru cevap vermediğin takdirde sana eziyet edeceğim” dedi.
Arap, “Senin sorun, bilmediğin bir meseleyi öğrenmek için mi, yoksa (bu yolla) bana eziyet etmek mi istiyorsun?” dedi.
Harun, “Elbette öğrenmek içindir” dedi.
Arap, “Ama ayağa kalkman ve öğretmeninden bir soru sormak isteyen bir öğrenci gibi benim karşımda oturman gerekir” dedi.
Harun mecburen kalkıp onun karşısında toprak üstünde oturdu.
Harun, “Söyle bakalım, Allah Teâlâ ne gibi şeyleri sana farz kılmıştır?” dedi.
Arap, “Farzın hangi kısmından soruyorsun? Bir farzdan mı, beş farzdan mı, on yedi farzdan mı, otuz dört farzdan mı, doksan dörtten mi, yüz elli üçten mi, on ikinin birinden mi, kırkta birden mi, iki yüzde beşten mi, ömür boyunca bir defa olandan mı veya birbirine karşılık olandan mı soruyorsun?” dedi.
Harun, “Dediğin şeyleri açıkla! Açıklayabilirsen serbestsin, aksi takdirde Safa ile Merve arasında boynunun vurulmasını emredeceğim!” dedi.
Koruyucu, halifeye; “Allah aşkına onu bu kutsal mekanda öldürme” diye rica etti!
Arap adam, koruyucunun bu sözünden dolayı güldü!
Harun, “Niçin güldün?” diye sordu.
Arap, “Sizin ikinizin halinden gülmem tuttu. Çünkü hanginizin daha cahil olduğunu bilmiyorum. Zira eceli yetişmiş olan bir kimsenin mi, yoksa eceli yetişmeyen bir kimseyi öldürmek için acele eden birinin mi affedilmesi isteniyor?!” dedi.
Harun, “Velhasıl dediğin şeyleri izah et!” dedi.
Arap, “Allah Teâlâ’nın, bana neyi farz kıldığı şeyden soru sordun, cevabı şudur ki; Allah Teala çok şeyleri bana farz kılmıştır. Farz olan bir şeyden mi soru soruyorsun, sözümden maksadım, İslam dinidir. Beşten maksadım beş vakit namazları; on yediden maksat farz namazların on yedi rekât olmasıdır; otuz dörtten maksat, namazların secdeleridir; yüz elliden maksat namazın tesbihleridir; on ikiden birinden maksat, Ramazan ayıdır ki, on iki aydan sadece bir ayın oruç tutulması farz kılınmıştır; kırkta birinden maksat, kırk dinar altını olan bir kimsenin zekât olarak bir dinar vermesinin farz olmasıdır; iki yüzden beşinden maksat, iki yüz gümüş dirhemi olan bir kimsenin, zekât olarak beş dirhem vermesinin gerekliliğidir. Ömür boyu sadece bir defa farz olandan mı soruyorsun, sözümden maksadım, Allah’ın evinin ziyaretidir. Biri birine karşılıktan maksadım, kim haksız yere bir kimseyi öldürürse, ona karşılık olarak sadece katilin öldürülmesidir.”
Harun, “Ömür boyu rahat olman için sana aylık bağlamamı istiyor musun?” dedi.
Arap, “Sana rızk veren beni unutmaz” dedi.
Harun, “Borcun varsa söyle ödeyelim” dedi.
Arap, “Allah Teâlâ’nın kendisi borçları ödüyor” dedi.
Harun, “İsmin nedir?” diye sordu.
Arap, “Musa bin Ca’fer!” dedi.
Harun İmam’ı (a.s) ilk kez görüyordu, İmam (a.s) da, halkın kendisini tanımaması için elbisesini değiştirdiğinden dolayı kimse onu tanıyamamıştı. (Bihar’ul-Envar, c.48, s.141).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100