Bu haber kez okundu.

İmam Ali de Mi’rac hediyesidir
İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s.), “Ey iman edenler, Allah ve Resulü’ne icabet edin, sizi, size hayat veren şeye davet ettiğinde…” (Enfâl, 24) âyetinin tefsirinde şöyle nakledilmiştir: “Sizi, Ali b. Ebî Tâlib’in velâyetine davet ettiğinde…” (Bihârü’l–Envâr, c.36, s.186).
Sabâhü’l–Müznî, İmam Cafer–i Sâdık’tan (a.s.) şöyle nakletmiştir: “Peygamber (s.a.a.) yüz yirmi defa Mi’rac’a götürülmüştür. Allah–u Teâlâ, her defasında Peygamber’e (s.a.a.) (diğer) farizaları tavsiyesinden daha çok Ali’nin (a.s.) ve ondan sonraki İmamların velâyetini tavsiye etmiştir.” (Besâirü’d–Derecât, s.79).
Zeyd b. Erkam’dan nakledilmiştir; Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Kim, Benim gibi yaşamayı, Benim gibi ölmeyi ve Rabb’imin Bana vaad ettiği cennete girmeyi istiyorsa, Benden sonra Ali’nin velâyetini kabul etsin. Zira, o, sizi asla hidâyet (çizgisinden) çıkarmaz ve asla helake sürüklemez.” (El–Emâlî, Şeyh Tûsî, c.2, s.107).
İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s.) şöyle nakledilmiştir: “Allah–u Teâlâ’nın ‘Topluca Allah’ın ipine sarılın ve dağılmayın’ (Âl–i İmrân, 103) âyetinde bahsettiği ip, Ali b. Ebî Tâlib’in (a.s.) velâyetidir. O hâlde kim ona sarılırsa mü’min olur ve kim onu bırakırsa, imandan çıkar.” (Bihârü’l–Envâr, c.36, s.18).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Kim ölür de Ali b. Ebî Tâlib’in velâyetini inkâr ederek Allah’a kavuşursa, Allah–u Teâlâ’nın şiddetli gazabına uğramış hâlde O’na kavuşur. Allah onun amellerinden hiç birisini kabul etmez.” (El–Müsterşed, s.589).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali, Benden sonra her erkek ve kadın mü’minin velisidir.” (İsbâtü’l–Hüdât, c.2, s.277).
İmam Ca’fer–i Sâdık (a.s.) Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle nakletmiştir: “Ben her mü’mine, onun kendi nefsinden daha evlayım (onun üzerinde tasarruf hakkında sahibim) ve Ali de Benden sonra ona daha evladır…” (İsbâtü’l–Hüdât, c.2, s.6).
Yine Ammâr b. Yâsir’den, Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Bütün insanlardan, Bana iman eden ve Beni tasdik eden herkese, Ali, b. Ebî Tâlib’in velâyetini tavsiye ediyorum.” Yine şöyle buyurdu: “Kim onun velâyetini kabul ederse, Benim velâyetimi kabul etmiştir ve kim Benim velâyetimi kabul ederse, Allah’ın velâyetini kabul etmiştir. Kim ona buğzederse, Bana buğzetmiştir ve kim Bana buğzederse, hiç şüphesiz Allah’a (Azze ve Celle) buğzetmiştir.” (Menâkıb–u Ali b. Ebî Tâlib, s.231)
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ben kimin peygamberi isem, Ali de onun velisidir.” (İhkâkü’l–Hak, c.6, s.380).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100