09 Ekim 2013 Çarşamba 00:02
1126 Okunma
İmam Ali mü’minlerin velisidir
Sa’d b. Tarif şöyle rivayet etmiştir: 
“Ebu Câfer (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) buyurdu ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Nebilerin hayatına benzer bir hayat yaşamak, şehitlerin ölümüne benzer şekilde ölmek ve Rahman’ın diktiği, bahçelerle süslediği cennetlerde yaşamak isteyen, Ali’yi veli edinsin, ona uysun, onun dostunu dost edinsin ve ondan sonra gelen imamlara uysun. Çünkü onlar benim zürriyetimdirler, benim yaratıldığım topraktan yaratılmışlardır. Allah’ım! Benim anlayışımı ve Benim ilmimi onlara bahşet. Ümmetimden onlara karşı çıkanlara yazıklar olsun! Allah’ım onları Benim şefaatime erdirme!”
Ebu Hamza es-Sumâlî şöyle rivayet etmiştir:
“Ebu Câfer’in (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) şöyle dediğini duydum:
Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:
Allah diyor ki: ‘Senin ümmetinden bedbaht olanların aleyhindeki kanıtımın tamamlanması, onların, Ali’nin velayetini terk etmeleri, onun düşmanlarını veli edinmeleri, onun ve ondan sonraki vasilerin üstünlüklerini inkâr etmeleri şeklinde gerçekleşir. Çünkü Senin üstünlüğün, onların üstünlüğüdür, Sana itaat, onlara itaattir. Senin hakkın, onların da hakkıdır. Sana baş kaldırmak onlara da baş kaldırmaktır.
Onlar Senden sonraki doğru yol önderleridir. Senin ruhun onların içindedir. Senin ruhun ise Allah tarafından içine konulmuştur. Onlar Senin yaratıldığın topraktan ve Senin ıtret (zürriyet)indendirler. Senin etinden ve kanındandırlar. 
Allah Azze ve Celle onlarla ilgili olarak Senin ve Senden önceki peygamberlerin sünnetini uygulamıştır. Onlar Senden sonra Benim ilmimin bekçileridir. Bunlar Benim üzerimde haktır. Onları seçtim, Kendime has kıldım ve onlardan râzı oldum. Onları seven, onları veli edinen ve onların üstünlüklerini kabul eden kurtuldu.’
Cebrail, Bana onların ve babalarının adlarını, onları sevenleri ve üstünlüklerini kabul edenleri haber vermiştir.”
Câbir el-Cûfî, Ebu Câfer’den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) şöyle rivayet etmiştir: 
“Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:
Benim hayatımı yaşamak, Benim gibi ölmek, Bana vaad edilen cennete girmek ve Rabbimin Kendi elleriyle diktiği dala tutunmak kimin hoşuna gidiyorsa, Ali b. Ebu Tâlib ve ondan sonraki vasileri veli edinsin. Çünkü onlar sizi sapıklık kapısından içeri sokmaz ve hidâyet kapısından dışarı çıkarmazlar. Onlara öğretmeye kalkışmayın; çünkü onlar sizden daha bilgilidirler. Ben Rabbimden onlarla Kitabın, havuz başına geri dönünceye kadar birbirinden ayırmamasını istedim. İşte böyle -Peygamberimiz iki elinin işaret parmağını birleştirdi- o havuzun genişliği San’a ile Eyle arası kadardır ve içinde yıldızlar sayısınca altın ve gümüş kadehler vardır.”
Fudayl b.  Yesar şöyle rivayet etmiştir:
“Ebu Câfer (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) dedi ki:
Allah’ın (Azze ve Celle) rahmet ve huzur meltemi, zaferi, yardımı, kurtuluşu, bereketi, kerameti, bağışlaması, affı, kolaylığı, müjdesi, hoşnutluğu, yakınlığı, yardımı, egemen kılışı, umudu ve sevgisi Ali’yi veli edinen, onu imam edinip düşmanlarından uzaklaşan, onun ve ondan sonraki vasilerinin üstünlüğünü kabul eden kimse içindir. Onları şefaatimin kapsamına almak Benim üzerimdeki bir haktır. Onlarla ilgili olarak Benim duamı kabul etmek de Rabbimin üzerindeki bir haktır. Çünkü onlar Benim tâbilerimdir. Bana tâbi olan da Bendendir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100