10 Haziran 2015 Çarşamba 00:01
517 Okunma
İmam, insanları günahlardan temizler
İmam Rıza (a.s.) imamet konusunda buyurdu ki:
“İmam, Allah’ın yarattığı varlıklar arasındaki emin temsilcisidir. Allah’ın kullarına sunduğu hüccetidir. Allah’ın arzında O’nun halifesidir. Allah’a çağıran bir davetçidir. Allah’ın koyduğu haramların savunucusudur. İmam, insanları günahlardan temizler, ayıplardan arındırır. İlim özelliğiyle belirginleşmiş, yumuşaklık onun karakteristik özelliğidir. Dinin düzeni, Müslümanların onurudur. Münafıkların kinini üzerine çeker, kâfirlerin helak olmasının vesilesidir. İmam, zamanının tek adamıdır. Hiç kimse onun düzeyine erişemez ve hiçbir âlim, onunla boy ölçüşemez. Onun alternatifi olmaz, benzeri ve eşi olmaz. Fazilet sıfatıyla belirginleşir, bütün faziletler onda toplanmış olur. Ama o, bunları isteyerek veya çalışarak elde etmiş değildir. Bilâkis bu faziletleri veren, yüce bahşedici olan, Allah tarafından ona özgü kılınmış özelliklerdir. Böyleyken kim imamı tanıyabilirmiş veya onu seçebilirmiş? Heyhat! Heyhat! Ne yazık ki, akıllar saptı, düşler şaşırdı, dimağlar hayretlere düştü, gözler kamaştı, ulular küçüldü, hikmet sahipleri şaşkına döndü, düşünürler yetersiz kaldı, hatipler suskun kalakaldı. Öz akıl sahipleri cahilleşti, şairlerin dili dönmez oldu, edipler çaresiz kaldı, söz ustaları ne söyleyeceklerini bilemez oldu... Onun bir özelliğini vasfetmekten, onun bir faziletini nitelemekten aciz kaldılar. Acizliklerini ve yetersizliklerini itiraf ettiler.
Böyleyken onun bütünüyle vasfedilmesi veya derinliğine nitelendirilmesi ya da onunla ilgili bir hususun anlaşılması, hele hele onun yerine geçen birinin bulunması ve ona ihtiyaç bırakmaması mümkün müdür? Nasıl ve nereden? O, elleriyle tutmak isteyenler ve niteleyenler açısından gökteki bir yıldız gibi erişilmez olduğu halde, seçimle belirlenebilir mi? Akıllar bunun gibisini bulabilir mi? Yoksa siz, bunun gibisinin Muhammed’in Ehl-i Beyt’inden başka bir yerde bulunabileceğini mi sanıyorsunuz? Allah’a yemin ederim ki, nefisleri onlara yalan söylüyor ve asılsız, bâtıl arzuların peşine düşmelerine neden oluyor. Zor ve kaygan bir yüksekliğe çıktılar. Bu yüzden baş aşağı yere yuvarlandılar. Şaşkın ve yitik akıllarıyla, eksik ve sapkın görüşleriyle bir imam seçmek istediler; ama bu girişimleri imamdan uzaklaşmaktan başka bir işe yaramadı. ‘Allah onları öldürsün, nereye sapıyorlar?’ (Tevbe, 30). And olsun üstesinden gelinmeyecek bir işe kalkıştılar, bir iftira attılar, bu yüzden koyu bir sapıklıkla saptılar. Şaşkınlıkların girdabına düştüler; çünkü bilinçli olarak imamı terk ettiler. ‘Şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi, onları hak yoldan alıkoydu. Onlar da bunun bilincindeydiler.’ (Ankebût, 38).”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100