04 Mayıs 2015 Pazartesi 00:03
761 Okunma
İmam, kendisinden sonraki imamı müjdeler

Dâvud er-Rakkî şöyle rivâyet etmiştir:

“Ebû İbrahim’e (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) dedim ki: ‘Sana kurban olayım! Artık yaşım iyice ilerledi. Elimden tutup beni ateşten kurtar.’ (Bana senden sonraki İmamın kim olduğunu söyle).

Bunun üzerine oğlu Ebû’l-Hasan’ı (Ali b. Mûsâ aleyhisselâm) işaret etti ve, ‘Benden sonraki İmamınız budur’ buyurdu.” (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 572).

Muhammed b. İshak b. Ammar şöyle rivâyet etmiştir: 

“Mûsâ b. Ca’fer (aleyhisselâm)’a dedim ki: ‘Dinimi öğreneceğim birini bana gösterir misin?’

Buyurdu ki: ‘Oğlum Ali’dir.’ 

Babam benim elimden tuttu ve beni Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve âlihi) kabrinin başına götürdü ve dedi ki: ‘Ey oğulcuğum! Allah Azze ve Celle buyurmuştur ki: ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.’ (Bakara, 30).

Hiç kuşkusuz Allah, bir söz söyledi mi, onu yerine getirir.’” (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 572).

Dâvud er-Rakkî şöyle rivâyet etmiştir:

“Ebû’l-Hasan Mûsâ’ya (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) dedim ki: ‘Yaşım iyice ilerledi, kemiklerim inceldi. Ben daha önce babana sormuştum, bana seni göstermişti. Sen de bana, senden sonraki İmam’ın kim olacağını haber ver.’ 

‘Benden sonraki İmam Ebûl-Hasan er-Rızâ’dır’ buyurdu.” (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 573).

Ziyad b. Mervan el-Gandî şöyle rivâyet etmiştir:

“Ebû İbrahim’in (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) yanına gittiğimde, oğlu Ebû’l-Hasan (Ali b. Mûsâ aleyhisselâm) da oradaydı.

Bana dedi ki: ‘Ey Ziyad! Bu oğlum falandır. Onun yazdığı benim yazım, onun sözü benim sözüm, onun elçisi benim elçim hükmündedir. Ne dediyse, söz onundur.’” (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 573).

Muhammed b. Fudayl şöyle rivâyet etmiştir:

“Annesi Ca’fer b. Ebû Tâlib’in soyundan gelen el-Mahzumî bana şöyle anlattı:

‘Ebû’l-Hasan Mûsâ (aleyhisselâm) bizi çağırdı ve yanında topladı, sonra bize dedi ki: Sizi niçin çağırdığımı biliyor musunuz?’

‘Hayır’ dedik.

Buyurdu ki: ‘Şahit olun ki, şu oğlum benim vasîmdir, benim emrimle kâimdir ve benden sonraki halifemdir. Kimin benden bir alacağı varsa, şu oğlumdan alsın, kime bir söz vermişsem, bu sözün yerine getirilmesini ondan istesin. Benimle karşılaşması kaçınılmaz olanlar, ancak onun yazısı aracılığıyla buluşabilirler.’” (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 573).

Dâvud b. Süleyman şöyle rivâyet etmiştir: 

“Ebû İbrahim’e (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) dedim ki: ‘Bir olay olur da seninle karşılaşamam diye korkuyorum. Bana, senden sonraki İmam’ın kim olduğunu haber ver.’

‘Oğlum Ebûl-Hasan (Ali b. Mûsâ aleyhisselâm) İmam’dır’ buyurdu.” (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 574). 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100