13 Kasım 2015 Cuma 00:09
1324 Okunma
İmamdan imama intikal eden miras
İmam Ali’nin (a.s), Resûlullah’ın (s.a.a) vefatından sonra Peygamber’in (s.a.a) vasiyeti doğrultusunda yaptığı ilk iş, Kur’ân-ı Kerim’i toplamak oldu. Kur’ân’ı iniş sırasına göre tertip etti, ayetlerin inişi, tefsiri ve tevili ile ilgili olarak Hz. Muhammed (s.a.a) ümmetinin ihtiyaç duyduğu paha biçilmez bilgilere yer verdi. İmam (a.s) hazırladığı mushafı birinci halifeye sundu. Halife, “Bizim buna ihtiyacımız yok” dedi. İmam (a.s), onların, bu günden sonra hazırladığı bu mushafı göremeyeceklerini ifade etti. Gerçekten öyle oldu. Bilindiği gibi, bu mushafı İmamlar oğullarına miras olarak aktarmışlardır.
İmam (a.s) “es Sahife” adı verilen ve diyetlerin hükümlerini içeren bir eser de bırakmıştır. Bu sahifeden Buharî, Müslim ve İbn-i Hanbel bazı bilgiler rivayet etmişlerdir. Ayrıca insanların bilmek durumunda oldukları bütün helâl ve haramları içeren “el Camia” adı verilen bir kitap da ondan rivayet edilmiştir. İmam Sadık (a.s) “el Camia”nın yetmiş zira uzunluğunda olduğunu, birinin derisini tırmalamanın cezasına kadar bütün meseleleri içerdiğini belirtmiştir.
Gelecekteki hadiseleri ve önceki peygamberlerin sahifelerini içeren “Cifr” kitabı da ondan kalan miraslar arasındadır. “Fâtıma Mushafı” da buna benziyordu. Bu mushafı Hz. Fâtımat’uz Zehra babasının vefatından sonra, kendisine ilham edilen anlamları Ali’ye (a.s) yazdırarak hazırlamıştı. (Usul-i Kâfi, Bab: 1, Sahife, Cifir, el Camia ve Fâtıma Mushafı böl. bk. Siret’ul Eimmet’il İsna Aşer, 1/96-99, 274-294).
Bu kitapların tümü, önceki imamdan sonraki imama intikal eden imamet miraslarından sayılır.
Ayrıca, ümmetin âlimlerinden bir grup da, İmam’dan (a.s) geriye kalan birçok hutbe, mektup ve özlü sözler toplamıştır. Bunlar da içeriklerine uygun isimlerle ünlenmişlerdir. Bunların ilki ve en ünlüsü Şerif Razî’nin (öl. H. 404) derlediği ve “Nehc’ül Belâğa” adını verdiği eserdir. Bu kitap, İmam’ın (a.s) akide, ahlâk, idare ve yönetim, tarih, toplum, psikoloji, dua, ibadet ve diğer doğal ve beşerî bilimler gibi değişik alanlara ilişkin göz kamaştırıcı fikirlerini içermektedir. Bu eser, Şerif Razî’nin derlediği İmam’ın (a.s) hutbelerinden, mektuplarından, vasiyetlerinden ve özlü sözlerinden oluşmaktadır. Şerif Razî’nin derlemediği şeyleri de başka âlimler derlemişler ve bunlara da “Müstedrekat u Nehc’il Belâğa” adını vermişlerdir.
Nesaî (öl. H. 303), İmam Ali’nin (a.s) Resûlullah’tan (s.a.a) rivayet ettiği hadisleri bir araya getirmiş ve hazırladığı bu esere “Müsned’ül "İmam Ali (a.s)” adını vermiştir.
Amidî (öl. H. 520-550 arası) İmam’ın (a.s) hikmetli kısa sözlerini toplamış ve bu esere “Gurer’ul Hikem ve Durer’ul Kelim” adını vermiştir.
Ebu İshak el Vatvat (öl. H. 553-583 arası) İmam’ın (a.s) bazı sözlerini derlemiş ve hazırladığı bu esere de “Matlub u Kulli Talib Min Kelâm-i Ali b. Ebî Talib” adını vermiştir. el Cahiz’den (öl. H. 255) İmam Aliye (a.s) ait “Mietu Kelime” (Yüz söz) rivayet edilmiştir. Mecma’ul Beyan tefsirinin müellifi Tabersî de İmam’ın (a.s) sözlerinden “Nesr’ul Lealî” adlı bir eser hazırlamıştır. Nasr b. Muzahim’in yazdığı “Kitab’us "Sıffin” adlı eser de İmam’ın bazı hutbelerini ve yazılarını içermektedir. “es Sahifetu’l Aleviyye” ise İmam’dan (a.s) rivayet edilen duaları kapsamaktadır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100