09 Kasım 2013 Cumartesi 00:03
1310 Okunma
İmamlar ilmin mutlak vârisleridir
Zurâre ve Fudayl, Ebu Câfer’den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) şöyle rivayet etmiştir: 
“İlim Âdem’le (Aleyhisselâm) birlikte yeryüzüne indi ve bir daha ortadan kalkmadı. İlim miras olarak kalır. Ali (Aleyhisselâm), bu ümmetin âlimiydi. Biz Ehl-i Beyt’ten bir âlim öldüğü zaman, mutlaka onun yerine ailesinden ilmini bilen veya Allah’ın dilediğini bilen biri geçer.” 
Ali b.  Numan, Ebu Câfer’den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) şöyle rivayet etmiştir: 
“İmam (a.s.), ‘İnsanlar, şurada gürül gürül akan büyük bir nehir dururken, herhangi bir yerdeki ıslaklığı emerek susuzluklarını gidermeye çalışıyorlar’ dedi.
İmam’a, ‘Gürül gürül akan büyük nehir nedir?’ diye soruldu.
Buyurdu ki: ‘Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) ve Allah’ın O’na bağışladığı ilimdir. Allah, Hz. Muhammed’in şahsında, Âdem’den son peygamber Muhammed’e (s.a.v.) kadar gelen tüm peygamberlerin sünnetlerini toplamıştır.’
Orada hazır bulunanlar dediler ki: ‘Bu sünnetler nelerdir?’
Buyurdu ki: ‘Peygamberlerin sahip oldukları bütün bilgilerdir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi), bunların tümünü Emirü’l-Mü’minin’e (Aleyhisselâm) aktarmıştır.’
Bu sırada bir adam sordu: ‘Ey Resûlullah’ın oğlu! Emirü’l-Mü’minin mi daha bilgilidir yoksa bazı nebiler mi?’
Ebu Câfer (Aleyhisselâm) buyurdu: ‘Bakın ne söylüyor! Allah, dilediği kimselerin kulaklarını açar. Ben ona diyorum ki: Allah, Hz. Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve âlihi) şahsında bütün peygamberlerin ilmini toplamıştır ve o da bu ilmin tümünü Emirü’l-Mü’minin’e (Ali b.  Ebu Tâlib Aleyhisselâm) aktarmıştır, o da bana soruyor:
Ali mi daha bilgilidir yoksa bazı nebiler mi?” 
Abdurrahman b. Kesir, Ebu Câfer’den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) şöyle rivayet etmiştir: 
“Resûlullah buyurdu ki: Yeryüzündeki ilk vasi, Âdem’in oğlu Hibetullah’dır. Gelip geçmiş hiçbir peygamber yoktur ki, onun bir vasisi olmasın. Peygamberlerin tamamı yüz yirmi bin kişidir. Bunlardan beş tanesi çığır açıcıdır (Ulu’l-azim). Nuh, İbrahim, Mûsa, İsa ve Muhammed (selâm üzerlerine olsun).
Ali b.  Ebu Tâlib, Muhammed (sallallahu aleyhi ve âlihi) için Hibetullah konumundadır. Ali, vasilerin ilmini ve kendisinden öncekilerin ilmini miras almıştır.
Muhammed (sallallahu aleyhi ve âlihi) ise Kendisinden önceki nebi ve resûllerin ilmini miras almıştır. Arş’ın sütununda şu yazı vardır: ‘Hamza, Allah’ın ve Resûlünün arslanıdır ve şehidlerin efendisidir.’ Arş’ın şerefesinde ise şu yazı vardır: ‘Ali, mü’minlerin emiridir.’ İşte bizim hakkımızı inkâr edenlere, mirasımızı reddedenlere karşı kanıtımız budur. Bu gerçeği söylememize ne engel olabilir? Ölüm karşımızdadır. Bundan daha kesin ve tartışılmaz bir kanıt olabilir mi?” 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100