11 Ağustos 2002 Pazar 00:00
329 Okunma
İman herşeyin üstündedir
TARİHTEN YAPRAKLAR

" Udal kabilesi ileri gelenleri Resülullah'a müracaat ederek Müslüman olmayı arzu ettiklerini, fakat kabilelerinde İslâmiyeti öğretecek kimsenin bulunmadığından, aşiret mensuplarının putlara tapmaya devam ettiklerini ifade ile kendilerine vâiz gönderilmesini istediler.

Resulüllah da bu müracaatı kabul ederek, Udal kabilesine Ashabın en seçkinlerinden bir mücahid grubunu gönderdi. Onların vazifesi, sadece Kur'ân okuyup, İslâmiyeti anlatmaktan ibaret olduğundan, yanlarına kılıç?kalkan gibi harp malzemesi almamışlardı.

Fakat, Mekke kâfirleri o güne kadar mertçe yapılan meydan savaşlarında bir hayli küfür yoldaşlarını kaybettiklerinden, işi kalleşliğe dökmüşler; kendilerine Kur'an okutmak için gelen bu mâsum insanları, birer birer kılıçtan geçirmek gibi bir zillete düşmüşlerdi.

İşte bu mâsum mücâhid grubun içinde Hubeyb ile Zeyd bin Desine de vardı. Müşrikler onlara dokunmadılar; çünkü İslâmın bu iki kılıncı, daha evvelki harplerde müşriklerin bir çok küfür ar~|~kadaşlarını er meydanına çağırarak, onlara lâyık oldukları dersi vermiş ve canlarını Cehennem'e yuvarlamışlardı. Onun için bu iki zâtı götürüp hapsetmeyi tercih ettiler; tâ ki biriken intikamlarını, bütün müşriklerin iştirakleri ile ve büyük bir vahşetle alsınlar.

Hapsedildiği Hüceyrin evinde gününü beklemekte olan Hubeyb'de hiç bir korku ve telâş eseri görülmeyişi, müşriklerin dikkatinden kaçmıyordu. Devamlı namaz kılan Hubeyb'den bu kadar telâşsızlığının sebebini sordular, şöyle cevap verdi:

? Bu imân dâvası kadar azametli bir dâvâ yeryüzüne bir daha gelmeyecek ve bu dâvâ uğruna ölenlerin şerefine denk bir şeref, daha dünyada vücud bulmayacaktır. Telâşa bunun için sebep yoktur.

Arkadaşı Zeyd'e Hubeyb'in nasihatı şuydu:

? Sakın üzülme; eğer müşrikler bizi öldürürlerse, bu Allah'ın rızasına ve bütün mü'minlerin duasına mazhar olacağımıza işarettir. Çünkü bundan sonra gelecek olan İslâm mücahidleri bizi örnek alırlar ve sırası gelince İslâma hizmet yolunda fedâ?yı can etmenin dahi gerektiğini, onlar da idrâk etmiş olurlar.»

Nihayet beklenen gün gelip çatmıştı. Hubeyb'i görmek için toplanan müşrikler, ona, Peygamberi inkâr ederse kurtulacağını söylemişlerdi. Hubeyb, müşriklere istihza ile (alayla) bakmış ve:

? Ölümlerin en fecisini mi teklif ediyorsunuz?

Ben imân ettim; imân nedir, biliyor musunuz?. demişti. Yıllardır küfür ve dalâlet bataklığı içinde yuvarlanan böylesi inatçı kâfirler, imânın ne demek olduğunu nereden bileceklerdi?

O'nu, Ten'im denilen kumlu bir çöle götürdüler ve asacakları ağacın yanında ?isteği üzerine? iki rek'at namaz kılmasına müsaade ettiler. Sonraları idam mahkumlarının kılmayi âdet ettikleri bu namazı tamamladıktan sonra Hubeyb, müşriklere şunları söylüyordu:

? Eğer ölümden korktu da namazı uzattı, diyecek olmasaydınız, şu namazı daha çok uzatmayı arzu ederdim; fakat imân edenin nazarında ölümün korkulacak bir şey olmadığını size göstermek için, kısa kesmek mecburiyetinde kaldım.

Darağacına çıktığı zaman, "intikam, intikam!.." diye bağıran elleri sopalı gözleri kanlı müşriklere karşı:

? Bu katlim imân ve İslâm dâvâsı için değil mi? O halde, asla müteessir değilim. İslâm'a bir değil, bin Hubeyb feda olsun.»

Ve sonra ilâve etti:

? Yâ Rab, merdçe karşımıza çıkmayıp da bizi kalleşçe arkamızdan vuran şu elleri baltalı, gözleri kanlı güruhu, kalleşliklerinden dolayı kahreyle!

Bu sırada kin ve gayzları son hadde çıkmış olan müşrikler, ellerindeki kargı ve sopalarla Hubeyb'in üzerine yürüdüler. Vücuduna inen her darbeye karşı:

? İlâhi görüyorsun ya, canımı fedâ ediyorum, ama imânımı asla! Resulüne selâmımı tebliğ eyle ve O'na karşı olan muhabbet ve imânımın asla sarsılmadığından O'nu haberdar kıl! diye niyazda bulundu.

O sırada mescidinde bulunan Resulüllah:

? Ve aleykümselâm yâ Hubeyb, diyordu.

Ashabın ne var? diye sormaları üzerine de:

?Müşrikler onu şehid ettiler, fakat hakikatte o kazandı, diyerek vak'ayı olduğu gibi Ashab'ına anlatıyordu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100