Bu haber kez okundu.

İman ve İnsan
Fertler arasında müsamaha

İslâmî bir cemiyette sulh ve sükûn; müminler arasında hoşgörü, yardımlaşma, saygı?sevgi ve merhametle sağlanır. Müminler, kendilerine yakışmayan ve öldürücü sebepler olan; gıybet, dedikodu, sû?i zan, hased, kibr, gurur, ucub ve riyaya düşmek, fitne?fesad çıkarmak. gibi çirkin huylardan kaçınmalıdırlar. Nadiren vuku bulsa da, birbirlerinin eziyetlerine sabretmeli, dargınları barıştırmalı, karşılıklı olarak birbirlerinin hak ve hukukuna riayet etmeli, birbirlerinin mal, can ve namuslarını korumalıdırlar.

Mümin tevazu sahibi olmalı, kendini daima başkalarından küçük görmelidir. Her gördüğüne hüsn?ü zanla bakmalı; kendinden yaşlısını gördüğünde, tecrübesi ve ibadetinin çokluğuna; çocuk gördüğünde, günahsız ve büyüyünce büyük bir insan olacağına; bir günahkâr gördüğünde tevbekâr olup hidayete erebileceğine hükmetmelidir. Müminleri birbirlerine yaklaştıran, tevazu ve hüsn?ü zandır.

Cenab?ı Hakk'ın; Halîm, Sabûr ve Vâsî gibi sıfatları, kullarına olan müsamahasının~|~ ne büyük boyutlarda olduğunu göstermektedir. O'nun rahmeti gazabını geçmişken bu rahmeti kullarına daraltmak hiçbir fânînin hakkı ve selâhiyeti dahilinde değildir. Geçmişte İslâm, nurunu bütün dünyaya müsamaha ölçüleriyle yaymıştı. Kezâ, bundan sonra insanlık üzerine yeniden doğacak İslâm Güneşi de müsamaha şualarıyla gözleri aydın edecektir.

Prof. Dr. Haydar Baş
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100