Bu haber kez okundu.

İmanını ilk izhâr eden Hz. Ali’ydi

Bir kıtlık yılında, Hz. Peygamber, diğer amcası Abbâs’a (r.a.), “Gidelim de, Ebû Tâlib’in yükünü hafifletelim” buyurup, beraberce gidip oğullarından birer tanesini almayı teklif etmişlerdi. Ebû Tâlib, oğullarından Akıyl’i çok severdi; “onu bana bırakın da ne yaparsanız yapın” dedi. Bunun üzerine Abbas (r.a.), Ca’fer’i (r.a.), Hz. Peygamber (s.a.a.) de Hz. Ali’yi almıştı. Ca’fer, Müslüman oluncaya dek, Hz. Abbâs’ın evinde kaldı. Hz. Ali de Hicret’e kadar Hz. Peygamber’in evinden ayrılmadı. Bu suretle Hz. Ali, beş yaşından itibaren tam on sekiz yıl, Hz. Peygamber’in terbiyesi altında kaldı.

Hz. Peygamber’in, halkı, Müslümanlığa dâvet etmeye memur olduğu gün, akşamüstü, ilk olarak zevceleri Hz. Hatice Müslüman olmuş, ertesi sabah da Hz. Ali, İslâm’ını izhâr etmişti.

Hz. Peygamber’e, “Mensup olduğun soydan, Sana en yakın olanları korkut” (Şurâ, 214) meâlindeki âyet inince Hz. Muhammed, Hâşimoğullarını çağırdı. Gelenler, kırk kişi kadardı. Onları ağırladı, hazırlanan yemeği onar onar yediler. Yemekten sonra, “Ben, bütün insanlara, Allah’ın elçisi olarak gönderildim. Yüce Allah, mensup olduğum soydan, Bana en yakın olanları korkutmamı buyurdu. ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ demezseniz sizi azabından kurtaramam” buyurdu. Amcası Ebu Leheb, “Bizi bunun için mi çağırdın” dedi ve yakışmayacak sözler söyledi. Gelenler de dağılıp gittiler. Bu vaka üzerine, Ebû Leheb’in düşmanlığı büsbütün arttı. Hatta karısı Ümmü Cemil, dikenleri toplar, demet yapar, hurma lifinden bir iple bağlayıp sırtına alır, Hz. Muhammed’in (s.a.a.) geçeceği yollara döşerdi. Bu yüzden, Leheb Suresi indi.

Hz. Muhammed, Hâşimoğullarını bir kere daha çağırdı. Yedirdi, içirdi. Sonra, “Ey Abdülmuttalib oğulları, Bana itaat edin, yeryüzüne hâkim olun. İçinizden kim Bana yardım eder, bu işte beni kuvvetlendirirse kardeşim, vasim, vezirim, vârisim ve Benden sonra halifem olur” buyurdu. İçlerinden hiç biri cevap vermedi. En küçükleri olan Hz. Ali, ayağa kalkıp, “Ey Allah’ın Resûlü, bu işte ben Sana yardım edeceğim” dedi. Hz. Peygamber (s.a.a) “Otur” buyurdu ve sözünü bir kere daha tekrarladı. Yine Hz. Ali’den başka cevap veren çıkmadı. Üçüncü defasında Hz. Resûlullah, Hz. Ali’ye “Otur” buyurdu ve “Artık kardeşim, vasim, vezirim, vârisim ve Benden sonra halifem sensin” dedi.
Gelenler, dönerlerken Ebû Tâlib’e, “Kardeşinin oğlunun dinine girersen oğlun, sana emir olacak” diyerek onunla alay ettiler.

Rivâyet edilmiştir ki; Hz. Muhammed (s.a.a.) onları çağırmıştı. Kırk beş kişi gelmişti. Ebû Leheb de içlerindeydi; dedi ki: “Yâ Muhammed, bunlar, amcaların, amcaoğulların, bir araya geldiler, ne söyleyeceksen söyle.”

Hz. Peygamber, ayağa kalkıp Allah’ı övdü, sonra, “Korkutan, yakınlarına yalan söylemez. Kendisinden başka tapacak bulunmayan Allah’a and olsun ki Ben, bilhassa size Allah elçisi olarak gönderildim, umumi olarak da bütün insanlara… And olsun Allah’a nasıl uyuyorsanız öylece de öleceksiniz, nasıl uyanıp kalkıyorsanız öylece de tekrar diriltileceksiniz; nasıl, türlü türlü işlerde bulunuyorsanız öylece de sorguya çekileceksiniz. İyiliğe karşılık iyilik bulacaksınız, kötülüğe karşılık kötülük. Cennet de ebedîdir, cehennem de… Siz, ilk korkuttuğum kişilersiniz” buyurdu. Onların bir kısmı inandı, Müslüman oldu. İmanını ilk izhâr eden, Hz. Ali’ydi. Hz. Muhammed, pazartesi günü, halkı dâvete memur oldu, Ali, Salı günü, imanını izhâr etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100