15 Haziran 2008 Pazar 00:00
182 Okunma
'İnandım', demenin ispatı
Kanaatime göre günümüzün en büyük problemi, "Ölümden sonra bir hayat var mıdır?", "İnsan dirilecek midir?", "İnsan yaptıklarının hesabını verecek midir?" sorularını insanın kendi kendine sorup sormamasıdır. Bu, aynı zamanda inanan kardeşlerimiz için de geçerlidir. ~|~



Bu konuda bir hatıramı nakletmek istiyorum. Trabzon/Ortahisar Camii imamı Nurettin Hocamız, Allah rahmet eylesin, "Hocam" dedi, "Enteresandır. Arkamda beş vakit namazını kılan yaşlı bir cemaatim, ben ölümden sonra dirilmeyi vaazda anlattıktan sonra beni bir kenara çekti. 'Hocam. Hakikaten böyle bir şey olacak mı?' dedi. Ben de dondum kaldım. Hayret içerisinde kaldım."
Günümüzde, kanaatime göre insanımızın en büyük problemi de bu olsa gerek. Dikkat ederseniz ayet?i kerimede, Cenab?ı Vacibu'l Vücud Hazretleri; "Bu konuda ihtilafa düştüler" (Nebe, 78/1?5) buyuruyor. Hangi konuda? "Kıyamet vuku bulacak mı? Olacak mı? Olacaksa ne zaman olacak?" konusunda. Bu kanaatte olan, hoca, alim kabul ettiğimiz insanlar bile var. Bir gün bir sohbette; "Bu kainat, bu alem sona mı erecek? Böyle bir şey olamaz" dediler. Bunu diyen insan iman ehlidir, inanıyordur. Demek ki günümüz insanının en başta gelen problemi bu olsa gerek.
Onun için de Allah'a imanın teyidi ahirete imandır. İmanın ispatı da ne ile mümkün olur? İbadetle. Eğer o inandığın şeyi hayatına geçirirse, "Bu insan inanıyor" dersin. Böyle bir şey yoksa "inanıyorum", bir iddia olur. İspat olmuyor.
İspat nedir? "İnandım" dediği şeyin kulun hayatına geçmesidir. Namaza inanıyor musun? Oruca inanıyor musun? Hacca inanıyor musun? Bunu nasıl hayata geçiriyor isen, sen ona o kadar inanıyorsun. Mevlana'nın dediği gibi: "Neyi düşünüyorsan, neyi yapıyorsan, sen osun." Başka bir şey değilsin.
Allah, bu konuda; "Ölümü ve hayatı yarattım" (Mülk; 67/2) buyuruyor. Varlık alemine geliş demek ki ölümle oluyor. Ölümün ardından tekrar bir diriliş var. Onun için diri olan hayatların tamamının temelinde ölü hayatı vardır. Binaenaleyh insanın hayatın diri olanına geçmesi mecburiyeti var. Buna sünnetullah diyoruz. "Önce ölümü sonra hayatı yarattım" buyuruyor Allah. O bakımdan insan ezeli değil ama ebedi varlıktır. Ölecek ama öyle bir dirilecek ki, bir daha ölmeyecek.
Sadece insanın ölmesi veya dirilmesi de meseleyi halletmiyor. Nasıl mahlukatın tamamının bir ömrü, bir eceli varsa, bu mükevvenat içerisinde canlı ve cansız olan bütün varlıkların da bir ömrü vardır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100