20 Ekim 2002 Pazar 00:00
820 Okunma
İNCELEME: Oğuz Köroğlu
İNCELEME: Oğuz Köroğlu. e?mail: oguz_koroglu@hotmail.com

"Eşsiz bir medeniyetinin izleri: Kuş sarayları"

Sadece insan denen varlığın mutluluğu için değil; aziz milletimiz, iç dünyasında barındırdığı sevgi ve merhamet hislerinin dış tabiata yansımasıyla, hayvanlar için de hayat kaynağı olabilecek eserler kurmuşlardır. Kuşlar için yapılan köşkler, cami avlularındaki kuş havuzları ve mermer tekneler bizim medeniyetimize has çarpıcı inceliklerdir

Kuş köşkleri... Evet, kuş köşkleri ya da kuş sarayları... Türk?İslâm sentezinin bir uzantısı olarak, şanlı ceddimizin gönül saraylarından kopup gelen bir merhamete ayna olmuş eşsiz mimarî yapılar...

Küçük ama sıcacık kuş yuvaları

Camilerde, kervansaraylarda, köprülerde, çeşmelerde... hemen hemen bütün mimari eserlerde kendilerini belli ederler. Olağanüstü taş işçiliğine sahip, dinî mimariden sivil mimariye pek çok yapıda ve birbirinden farklı güzellikte, kuşların barınması için yapılan yuvalar: "kuş köşkleri" olarak adlandırılır. Mimarimiz~|~de özgün bir yeri vardır kuş evlerinin. Genellikle binaların en çok güneş alan, sert ve soğuk rüzgarlardan korunan cephelerine, insan elinin veya kedi köpek gibi hayvanların erişemeyecekleri yükseklikteki güvenli yerlerine yapılan küçük ama sıcacık yuvalardır kuş köşkleri.

Müslüman Türklerde merhamet anlayışı

Tıpkı kuşlar gibi, olabildiğine hür ve özgür yaşamaya alışmış olan Türkler, bu yönleriyle adetâ kuşlarla özdeşleşmiş, engin ruh dünyalarının bir göstergesi olarak bu şirin mi şirin varlıklara şanına yakışır köşkler, saraylar yapmışlardır. Kuşlara yem vermek ve beslenmelerine yardım etmek için ayrıca sayısız vakıflar kurmuşlardır.

Türklerin kuşlara olan sevgileri İslam inancı ile bağlantılıdır. Allah'a kullukta kemâl mertebesine ulaşmış olan bir Mümin, iç âleminde meknuz tüm nefsî duygularından sıyrılmış olduğu için gerçek hürriyetine kavuşmuş; ve kuşlar gibi uçarcasına sonsuzluğa temayül etmiş; ufuklara açılan, ebediyete kanat çırpan bir psikolojiye kavuşmuştur. Bu geniş kalplilik varlık sahnesinde, özgürlüğe kanat çırpan kuşlarla ifade edilir. Halen, Anadolu'da bazı küçük kuşlara verilen önem bu anlayışın uzantılarıdır.

Mimari açıdan bu kuş barınakları

Korunmaya muhtaç küçük kuşlar için yapılan ve kuş evleri olarak adlandırılan kuş köşkleri, bazı istisnalar dışında binaların en çok güneş alan cephelerine, erişilemeyecek yükseklikteki saçak altlarına yerleştirilmişlerdir. Yağmur ve kardan korunmaları için geniş saçakların veya büyük profilli kornişlerin konsollarının altları tercih edilmiştir. Mimari açıdan bu kuş barınaklarını iki açıdan incelemek mümkündür. Birinci tip kuş evleri genellikle herhangi bir yüzeyde bulunan ve dışarıya taşkınlığı olmayan yapıdadır. Bunlar, işleniş biçimi açısından yüzeye açılan ve kuşların girebileceği deliklerin ya tek olarak, ya da birkaç deliğin alt alta veya yan yana sıralanmasından meydana gelmiştir. Taştan olanlar çoğunluktadır ancak, tuğla ve ahşabın karışık kullanıldığı türleri de vardır.

Diğer örneklerinde ise, ön taraflarına kuşların konabilmesi için küçük sehpalar yapılmıştır. Edirne Eski Cami, Edirne Rüstem Paşa Kervansarayı, İstanbul Süleymaniye Camii, İstanbul Yeni Cami, Üsküdar Yeni Valide Camii'ndeki kuş evleri bu grubun en iyi örnekleri arasındadır.

Sanat değeri taşıyan kuş sarayları

Sanatsal değer taşıyan küçük mimari maketlerin en önemli niteliği, insanların yaşadığı saray, köşk, ev gibi yapıların, camilerin tıpkı modelleri olmasıdır. Asıl yapılardan farkı olmaksızın aynı malzeme ile balkonlar, pencereler, küçük odacıklar, pencere kafesleri, saçaklar en küçük detaylarına kadar işlenmiştir. Bu gruba verile bilecek en iyi örnekler, Üsküdar Ayazma, Üsküdar Yeni Valide Camii, Üsküdar Selimiye Camii, Anadolu'da; Kayseri Kurşunlu Camii, Tokat Ulu Cami, Amasya S. Beyazıt Camii, İshak Paşa Sarayı'nda bulunan kuş evleridir. Camilerden başka; kervansaray, köprü, çeşme, ev gibi hemen hemen bütün mimari yapılarda bulunan kuş evleri geleneği zamanımızda Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin'in eski evlerinde yaşamaktadır. Yöre halkının güvercine olan sevgisi nedeniyle hemen her eski taş evin iç avluya bakan cephelerinde pencere ve kemer aralarında güvercinlerin korunabileceği oval, yuvarlak veya köşeli boşluklar bırakılmıştır. Boşlukların etrafı taş işçiliğinin çok güzel örnekleri ile bezenmiştir. İstanbul Tophane'de semtindeki bazı evlerde de bu geleneğin devamını görmek mümkündür. Kayseri ve Erzincan'da bulunan kuş evleri ise: yuvarlak, uzun direkler üzerinde, dört ayrı yön cepheleri olan tamamı ahşaptan yapılmıştır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100