Bu haber kez okundu.

İslamda kadın hakları
İslam medeniyetinde kadının yeri

Kadın her şeyden önce mükellef bir insandır. Yaratılış gayesi Allah'a kulluktur. Yetkisi, sorumluluğu, hakkı, hürriyeti, şerefi, yüceliği, hizmet ve vazifeleri hep bu temel gaye çerçevesinde düşünülmelidir. Kadın da erkek gibi kulluk yolunda ilahî adalete tâbidir. Nisa Suresi'nin 121. âyetinde, "Erkek ve kadın kim mümin olarak salih amellerden işlerse, işte böyle kimseler cennete girerler ve onlara zerre kadar zulmedilmez" buyrulmaktadır. Mümin Sûresi'nin 4. âyetinde ise, "Kim bir kötülük yaparsa ancak onun kadar ceza görür. Kadın ve erkek kim inanarak yararlı iş yaparsa işte onlar cennete girerler, orada hesapsız rızıklanırlar" buyrulur. Kadın mânevî mertebelere ulaşmaya aday bir varlıktır. Kadının her şeyden önce 'saliha' olması, kendisinde aranılacak en önemli vasıftır. Muhammed bin Ka'b El Kurzi, "Allah?ü Teala'nın, 'Rabb'imiz bize dünyada hasene ver' âyetindeki haseneden kastedilen saliha (iyi) kadındır der. Resul?i Ekrem de bir hadis?i şerifinde,~|~ "Sizler şükreden kalbe, zikreden lisana ve ahiret hususunda sizlere yardimci olacak saliha bir kadına sahip olmaya çalışın" buyurmuştur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100