Bu haber kez okundu.

İslamda Zikir
PEYGAMBERLER

Kur'an'da zikir peygamberler mânâsında da kullanılmıştır:

"Allah'tan korkun ey gönül erbabı! Allah size gerçek bir zikir indirmiştir. O zikir, iman edip de güzel ve temiz âmellerde bulunanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, Allah'ın herşeyi açık açık bildiren âyetlerini size okuyup duran bir Resuldür."

Denilir ki, bu âyette zikir olarak kastedilen, Hazreti Peygamber'in vasfıdır. Nasıl kelime (söz) Hz. İsa'nın vasfı ise, zikir de Hz. Muhammed'in (sav) vasfıdır.

Cenab?ı Hak şöyle buyurmaktadır:

"Habibim sen onlara hiç durmadan zikir yoluyla öğüt ver. Sen sadece bir müzekkirsin (zikir yoluyla eğitensin)."

Peygamberler zikri yaşar, zikri anlatırlar. Zikir yoluyla insanları Hakk'a çağırır ve yine zikir yoluyla onları eğitirler. O halde "Resül" kelimesi ile "zikir" arasında tam bir mutabakat vardır.

Aynı zamanda Resuller vahiy ile gelmiş, zikri getirmişlerdir. Vahiy, zikri Hak'tan alma metodunun adıdır, dememiz yerinde olur. Bu cihetle zikir kelimesi Kur'an?ı ~|~Kerim'de bazı yerlerde vahiy mânâsında da kullanılmıştır:

"Bizim aramızdan vahiy (zikir) ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir (dediler)."

"Saflar bağlanıp duranlara, sevk ve zecredenlere zikir (vahyi) okuyanlara yemin ederim ki..."

"...vahyi (zikri) getiren meleklere..."

Bu âyetlerde zikir, vahiy anlamında kullanılmıştır. Vahiy zikirdir. Allah'tan haber almanın yoludur. Bir bakıma, Allah'ı zikretmektir.

Prof. Dr Haydar Baş
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100