Bu haber kez okundu.

İslam'da zikir
Zikrin çeşitlerinde tercih ve ulemanın görüşleri

"Kur'an okumak en büyük zikir olduğu halde aşikare okunduğunda Mekke müşriklerinin Kur'an'a küfretmeleri vaki olduğunda onlara bu fırsatı vermemek içn Kur'an'ın gizli okunması emrolunmuştur."

Başkalarını rahatsız etmemek kaydıyla zikri cehrî olarak yapmanın efdal olduğu görüşü âlimler arasında ağırlık kazanmıştır. İşte bunun gibi, inkarcıların husumetini celbetmemek, namaz kılanları, Kur'an okuyanları rahatsız etmemek için gerektiği yerde zikir hâfî (sessiz) yapılır. Bunu engelleyecek hiçbir sebep yoktur. Böyle bir mani olmadıkça aşikar zikretmenin daha tesirli ve efdal olduğu hususunda âlimlerin görüşleri ağırlık kazanmaktadır. Şarani, "Zakirin mezkuri, şakirin de meşkuri zikrinde şöyle demiştir: 'Selef ve halef ulemâsı, münferiden ve toplum halinde mescidlerde zikrin müstehap olmasında ittifak etmişlerdir. Ancak uyuyan, kılan ve okuyanı rahatsız ederse o müstesnadır." İmam?ı Nevevi fetva kitabında, 'Meşru bir sakınca olmadığı vakit ~|~aşikare zikir mendup ve belki Şafii'lerde efdaldir.' demiştir. İmam Ahmed'in mezhebinden zahir olan da budur. İmam?ı Malik'in iki rivayetinden biri de bunu teyit eder. Nitekim Hafız b. Hacer ve Fethü'l Bari bunu böylece nakletmişlerdir." İnsan, halet?i ruhiyesinin icabettirdiği takdirde, kolayına geleni tercih edip cehrî veya hâfî zikri seçebilir. Kimse bu hususta men edilmiş değildir. Metod ve benimsediği nefsi terbiye yolunun bir gereği olarak herhangi birini tercih etmesi müstesnadır. İmam?ı Nevevi bu hususta der ki: "Riya korkusu, namaz kılan veya uyuyan kimseye eziyet vermek gibi hallerde gizli, böyle bir korku olmadığı vakit aşikare okumak efdaldir. Zira aşikare zikirde daha çok yorgunluk vardır. Aynı zamanda dinleyenlere de faydası dokunur. Aşikare zikir ve kıraat, okuyanın aklını başına kaldırır, kalbini uyarır da, okuduğuna ve zikrine kulak verir. Aşikare zikir uykuyu uzaklaştırır ve hevesi arttırır."

Cehri zikir

İslam'da bütün ibadetler açıkça yapılır. İbadetlerin ifasında gizlilik endişesi yoktur. Riya ve ucub (yani kendini beğenme), mânevî benliğimizi harap eden, bizi felakete sürükleyen hastalıklardır ki, cehrî veya hâfî olsun zikrullahın her çeşidinde bu korku mevcuttur. Bu gibi tehlikeleri yalnız belli ibadetlere mahsus saymak yanlıştır. Cehrî zikir yapan kimselerde riya tehlikesi nasıl mümkünse, hâfî zikre devam edenler için de ucuba düşme korkusu her zaman mevcuttur. Özetle, riyaya düşerim korkusuyla cehrî zikir terkedilmez. Esasen riya büyük bir kalbî hastalıktır ki, cehrîde de, hâfîde de olur. Kişinin kendini beğenmesinin ibadetini gizli veya aşikare yapmasına bağlı olmayışı gibi. Mesele, ihlası elde edebilmektir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100