Bu haber kez okundu.

İslamda Zikir
İnsan terbiyesinde zikrin fonksiyonu
Prof. Dr Haydar Baş


Bu hikmetli vasfı neticesinde bazılarına dua edip arınmalarına vesile olmakta, bazılarına Kur'an?ı Kerim'den hizipler tarif etmekte, bazılarına özel virdler, zikirler tavsiye etmekte, hulasa sahabe?i kiramın meşreplerine göre Hakk'a vasıl olmaları için kudretli bir tezkiye ve arınma programı uygulamaktaydı. Hatta bazılarınn göğsüne hızlı bir yumruk vurarak kalplerindeki perdelerin açılmasına vesile olmaktaydı. Bu meyanda dikkat çeken bir vakıayı takdim etmek yerinde olacaktır.

Sahabenin büyüklerinden, hafız Übey İbn Ka'b anlatmaktadır: Birgün mescidde idim. Namaz kılmak için bir adam içeri girdi, benim bilmediğim bir kıraatle okumaya başladı. Sonra bir başkası girdi. O da arkadaşının kıraatinden farklı bir tarzda okudu. Dikkatlerimi celbetti. Tuttum, ikisini de Allah Resulü'nün yanına getirdim. "Şu adam hiç duymadığım bir kıraatle Kur'an okudu. Arkadaşı da ondan daha farklı bir kıraatle okudu!" dedim. Resulullah, her ~|~ikisine okumalarını emretti. İkisi de okudular. Allah Resulü, her ikisini de beğendi. O an, kalbimde cahilliyyet devrinden daha şiddetli bir inkar fırtınası esmeye başladı. Resulullah beni kaplayan bu çirkin hastalığı görünce, göğsüme öyle bir vurdu ki, kan ter içinde kaldım. Sanki ben açık bir şekilde aziz ve celil olan Allah'ı görüyordum. . Sonra Kur'an?ı Kerim'in yedi harf üzere okunması ile ilgili gelişmeleri Hz. Peygamber Übey ibn Ka'b'a anlattı.

Şüphesiz görevleri insanları irşad etmek olan kullar; kimi zaman elleriyle, kimi zaman dilleriyle?dualarıyla, kimi zaman tarif ettikleri virdlerle, kimi zaman zâhirî ve bâtınî ikazlarıyla gönüllerin küfürden, nifaktan, kinden, buğzdan, hasetten ve benzeri kalbî rahatsızlıklardan arınmasına vesile olurlar. Gönüller imana, ihsana, şefkate, merhamete, zikre, ibadete erer. Böylece kullar Allah'a vasıl olurlar.

Peygamber Efendimiz'in başta Hulefa?i Raşidin olmak üzere sahabesine virdler verdiği, zikir tarifleri yaptığı bir hakikattır. Hadis, tabakat ve tasavvuf kitapları bu konuyla ilgili ayrıntıları bizlere sunmaktadır. Nitekim yukarıda Hz. Peygamber'in Hz. Ali ve Hz. Fatıma'ya tarif ettiği zikirden bahsetmiş ve Hz. Ali Efendimizin kendisine tarif edilen bu zikri, dehşetli Sıffîn gecesi dahi terketmediğini kendi ifadesiyle kaydetmiştik.

Cenab?ı Peygamber (sav) sahabenin meşreplerine göre âyetler, sureler, virdler ve dualar tarif eder, bu tarif ettiği şeyleri okumadan asla uyumamalarını, bir gün bile olsa aksatmamalarını sıkı sıkıya tenbih ederdi.

Birgün Ukbe İbn Amir'in elini tutup, "Ey Ukbe, bütün ilahî kitaplarda indirilen surelerin en hayırlısını sana öğreteyim mi?" buyurdu. Ukbe, "Anam?babam sana feda olsun! Öğret ya Resulullah!" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü, İhlas, Felak ve Nas Surelerini okudu ve "Ey Ukbe, sakın bunları unutma! Hiçbir gece de bunları okumadıkça yatma, uyuma!" buyurdu.
Anahtar Kelimeler:
islamda zikir
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100