19 Mayıs 2006 Cuma 00:00
163 Okunma
İslamiyet'e girin, rahmet ve hidayet bulun
Hicretin 6. senesinde Resulullah (sav), Arap Yarımadasının muhtelif yerlerine, İslam'a davet için elçiler göndermeye başladı. ~|~
Yine Hudeybiye sulhünden sonra girilen barış dönemini çok iyi değerlendiren Resulullah (sav), bazı hükümdarlara da elçiler ve mektuplar gönderdi. O dönem, İslam siyasi diplomasi trafiğinin belki de en yoğun olduğu dönemdir.
Resulullah'a, meliklerin, mühürsüz mektupları okumadıkları söylenmişti. Bunun üzerine Resulullah (sav), üç satır halinde "Muhammed'ür Resûlullah" yazılı bir yüzük yapdırıp bunu mühür olarak kullanmışlardır.

Gönderilen davetçilerin hepsi; gittikleri milletin örf, dil ve âdetlerini bilen, yetenekli, anlatma kabuluyeti kuvvetli, görünüş olarak göze güzel görünen vasıflı kişilerdi.
Amr b. Umeyye ed-Damri; ilk elçi olarak Habeş Necaşisine gönderildi. Necaşi, mektubu hürmet ve tevazu ile yüzüne sürdü ve şehadet getirerek Müslüman oldu.
Dihyet'ül-Kelbî, Bizans hükümdarı Heraklius'e gönderildi. Resulullah (sav); Bizans hükümdarına gönderdiği mektubunda İslam davetini şöyle ortaya koşmuştur:

" Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla;
Allah'ın kulu ve elçisi Muhammed'den, Rûmların başbuğu Heraklius'a:
Allah'ın selamı, hidayet yoluna girmiş bulunan kimseye olsun. Buna göre ben, seni tam bir İslam daveti ile (İslam'a) çağırıyorum. İslam'a gir, sonunda emniyet ve selamet içinde olursun ve Allah sana iki defa sevap verecektir. Şayet bundan kaçınacak olursan, köylülerin (yani, tebaanın) günahı senin üzerinde toplanacaktır. Ve, ey kitap sahipleri! Gelin, sizinle bizim aramızda çtek bir kelimede, yani; Allah'tan başka hiçbir tanrıya tapmamak, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamak, Allah'tan başka aramızdan hiçkimseyi âmir ve efendi yapmamak (hususunda) birleşelim. Şayet, onlar sırtlarını dönüp (bundan) kaçınacak olurlarsa şöyle deyiniz: Siz şahit olun ki, kesinlikle bizler, (Allah'a) itaat edip teslim olan Müslümanlarız".

Bizans hükümdarı Heraklius, kendisine yapılan daveti tebaasının hıristiyanlığa olan bağlılığı nı gerekçe göstererek reddetmiştir. Buhari'de nakledildiğine göre; hiç beklemediği bu davet karşısında Heraklius, şaşkınlığa düşmüş ve o sırada Bizans topraklarında bulunan Mekkeli tüccarları huzuruna çağırmıştır. Bunlar arasında bulunan Ebu Süfyan, Resulullah'ı tanıtmak ve bilgi vermek üzere söz almış ve Bizanslıların daha şimdiden İslamiyet karşısında korku ve  endişe taşıdıklarını hayretle görmüştür.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100