Bu haber kez okundu.

İstikametin ve takvanın sembolü
“... Muhammed Bâkır’ın döneminden itibaren, şartların müsait olması sonucu Ehl-i Beyt İmamları ders halkaları oluşturdular. Bu derslere zeki ve kabiliyetli kişiler katılıyordu. İmam onlara, bazen babaları vasıtasıyla Resulûllah’tan, bazen de Ali’nin “Camia” adlı kitabından hadis rivayet ediyordu. Bazen de senedini zikretmeden hüküm beyan ediyor ve konuyu açıklıyordu. Bu ders halkaları Ca’fer Sâdık zamanında daha da genişledi. Ve İmam’dan ders alan öğrencilerin sayısı dört bine ulaştı. Bu derslere katılan öğrenciler aldıları hadisleri, “usul” diye adlandırılan küçük risalelere kaydediyorlardı.” (Usul-i Kâfi, c. 1, s. 11).
Sonraki dönemlerde bu medrese genişledi. Kûfe, Basra, Kum ve Mısır’da şubeleri açıldı. İmam Ca’fer, bu medresedeki faaliyetlerini, toplumun ıslahı için yürüttüğü çalışmanın bir parçası olarak görüyordu. Burası sâlih bir bireyin yetişmesine yönelik önemli bir rol üstlenmişti.
İmam Ca’fer’in yaşadığı dönemde ilmî etkisi o derecedeydi ki, onun huzurunda ilim öğrenen ve hadis dinleyen insanların dört bin civarında olduğu tarih kitaplarında yer almaktadır. (Keşfu’l Gumme, c. 2, s. 166).
Hasan b. Ali el-Veşşa ise, bu dönemle ilgili Kûfelilerden bir gruba Kûfe Mescidi’ni kasederek şöyle diyordu: “Ben öyle bir zamana eriştim ki, bu camide takva ehlinden Ca’fer b. Muhammed şu hadisi buyurdu diyen dokuz yüz kişi gördüm.” (el-İmamu’s-Sâdık, c. 1, s. 51, 62).
Şeyh Müfid İmam Ca’fer hakkında, “İslam âlimlerinin ondan naklettikleri hadis sayısı, onun hanedanının diğer fertlerinden nakledilmemiştir” diyor. (Keşfu’l Gumme, c. 2, s. 166).
Ehl-i Sünnet âlimlerinden Ebu Zühre şöyle yazar: “O hazretin ilmi sadece hadis ve İslam fıkhıyla sınırlı değildir. Kelam ilminde de ders veriyordu.” (el-İmamu’s-Sâdık, s. 65).
Yirminci Yüzyıl Ansiklopedisi‘nde şöyle yazar: “İmam Sâdık’ın öğrencilerinden Câbir b. Hayyan, İmam’ın risalelerini içeren bin sayfalık bir kitap yazmıştır. Bu risaleler beşyüz makaleden oluşmaktaydı.” (Yirminci Yüzyıl Ansiklopedisi, c. 3, s. 109).
İmam Sâdık, bu ilimlerden farklı olarak ahlak-ı zemime ve ahlakı bozan nedenler hakkında da çok değerli bilgilere sahipti. (Tahzibü’l Kemal, c. 5, s. 75, 76).
Gerek Ehl-i Beyt, gerekse Ehl-i Sünnet âlimlerinden olsun İmam Ca’fer’den hadis nakledenlerin sayısı pek çoktur. Zehebî, İmam Ca’fer’den hadis nakledenlerin isimlerini “Siyer-ü Alamü’n-Nübela” kitabında zikretmiştir. (Siyer-ü Alamü’n-Nübela, c. 6, s. 256).
İmam Ca’fer’in ilmî üstünlüğü o dönemin bütün uleması tarafından ittifakla kabul edilen bir hakikatti.
Ebu Zühre şöyle diyor: “İslam âlimleri, onca görüş farklılıklarına ve mekteplerinin değişik olmasına rağmen, İmam Sâdık’tan ve onun ilminden başka birisi hakkında ittifak etmemişlerdir.” (el-İmamu’s-Sâdık, Ebu Zühre, s. 66).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100