27 Ağustos 2014 Çarşamba 00:03
641 Okunma
İyilik istenilmeden önce yapılan şeydir
İshak anlatıyor: 
“İmam Sâdık’ın huzurunda oturuyorduk. Mualla b. Huneys de oradaydı. Bu sırada Horasanlı bir adam gelerek şöyle dedi: “Ey Resulûllah’ın oğlu! Param kaybolmuş ve sizin yardımınız olmadan evime dönecek gücüm de yoktur.” 
İmam sağına soluna baktıktan sonra şöyle buyurdu: “Din kardeşinizin ne söylediğini duyuyor musunuz? İyilik istenilmeden önce yapılan şeydir. İstenildikten sonra ise sadece dökülen yüzsuyunun karşılığıdır.
Resulûllah şöyle buyurmuştur: Taneyi yaran, insanları yaratan ve Beni hak olarak gönderen Allah’a and olsun ki, dilencinin senden istemekle duyduğu üzüntü ve eziklik senin ona yaptığın ihsan ve iyilikten fazladır.” 
İshak diyor ki: “Daha sonra beş bin dirhem toplayarak o adama verdiler.” (Biharu’l Envar, c. 96, s. 147)
Müslümanların görüşmesinin sevabı 
İshak b. Ammar şöyle diyor: 
“Ben Kûfe’de zengin olmuştum. Müslümanlardan pek çok kimseler yanıma geliyorlardı. Halkın arasında meşhur olmaktan korktuğum için köleme dedim ki: “Gelip beni sorarlarsa yok de.” 
Aynı yıl içinde Mekke’ye gittim. İmam Câfer’in huzuruna vardım. Selam verdim. İmam ağır ve değişik bir tarzda selamımı aldı. Ben, “Beni senin yanında değiştiren şey nedir? (bana eskisi gibi ilgi göstermemenin sebebi nedir?)”
İmam buyurdu ki: “Seni mü’minlere karşı değiştiren şey nedir?”   
Arz ettim ki: “Çok meşhur olmaktan korktuğum için böyle yaptım. Allah biliyor ki, onları çok seviyor ve onlara karşı ilgi duyuyorum.”
İmam buyurdu ki: “Ey İshak! Mü’min kardeşlerinin çok olmasından (sana çok müracaat etmelerinden) usanıp sıkılma, zira mü’min kardeşiyle karşılaştığında ona “merhaba” derse, kıyamet gününe kadar ona merhaba yazılır. Onunla müsafaha ederse, Allah onların parmakları arasına yüz rahmet indirir; bunlardan doksan dokuzu din kardeşini daha çok seven kimse içindir. Sonra Allah, yüzüyle (tam rahmetiyle) onlara yönelir. Arkadaşına daha çok şefkatli davranan kimse Allah’ın rahmetine daha çok mazhar olur. Eğer Allah’ın rızası için kucaklaşırsa, Allah’ın rahmeti onları sarar. Eğer Allah’ın rızası için durup konuşurlarsa onlara şöyle denilir:
“Siz bağışlandınız. O halde yeniden amele koyulunuz”.
Bir şey sormak istediklerinde melekler birbirlerine şöyle derler: “Onlardan uzaklaşalım, onların sırları vardır. Allah onların sırlarının üzerini örtmüştür. (kimsenin haberdar olmasını istemiyor)” 
İshak bu noktada diyor ki: “Sözlerimiz yazılmıyor mu? Oysa Allah şöyle buyuruyor: O, söz olarak ne söylerse mutlaka yanında rakib ve atid (amelleri yazan hazır ve gözetleyici melek) vardır.”
İmam bu sözü duyunca dertliler gibi derin bir âh çekti. Sonra öyle şiddetli bir şekilde ağladı ki hazretin mübarek sakalı ıslandı. Sonra şöyle buyurdu: “Ey İshak! Allah mü’minleri yüceltmek için meleklerin onlardan uzaklaşmasını emretmektedir. Melekler onların sözlerini yazmasalar ve duymasalar da gizlileri ve sırları bilen âlim ve hafız (Allah), onlardan haberdardır.
Ey İshak! Allah’tan O’nu görürcesine kork, sen O’nu görmesen de O seni görüyor, O’nun seni görmediğini zannedersen kafir olursun. Eğer Allah’ın seni gördüğüne yakînin olduğu halde yine de günah işlersen bu durumda O’nu kendisinden hayâ etmediğin bakıcıların en aşağısı kılmış olursun.” (Biharu’l Envar, c. 76, s. 21)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100