01 Kasım 2001 Perşembe 00:00
274 Okunma
İzmir'den kısa kısa
Gün geçmiyor ki İzmir'imizde de olduğu şekliyle Türkiye'nin herhangi bir yerinden esnafın ve işadamımızın feryat haberleri gelmesin. Gazete sayfaları televizyon haber bültenleri ekonomik kriz karşısında kafayı yeme noktasına gelmiş esnafın ve sanayicinin acı dolu haberleriyle dolu. Resmi rakamlara göre hergün 1500 işyeri kapanıyor bugün bu ülkede.

Yıllarca İzmir'de vergi rekortmenleri listesine giren, bu nedenle dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut'tan altın madalya alan 22 madalyalı İzmirli işadamı Yalçın Acar kriz ve tefeciler yüzünden trilyonluk servetini yitirmiş durumda... Yalçın Acar kendisine yıllarca ödüller veren mevcut siyasilerden medet bekliyor şu an.

Yalçın Acar beye bir dost tavsiyesi: Kelin ilacı olsa başına sürermiş... Sizler heybesi çözüm dolu olan çözüm insanlarından, Kuvay?ı Milliyecilerden medet uman Yalçın bey...

***

İzmir şu an merkezi ve merkez ilçeleri ile beraber bir şantiyeyi andırıyor. Kaldırımların eskileri sökülüp, yeni dizayn verilip yenisi yapılıyor. Bu~|~ hizmet (!) kime ve neye yarıyor, anlayan beri gelsin. İzmir halkı bu "yap?boz"lardan bıktı ve yaka silkiyor artık. İzmir'deki yolların durumu, hem sürücülerin, hem de yayaların en çok şikayet ettiği konulardan biri.

"Yap?boz"lardan milli servetin heba olmasının yanı sıra köstebek yuvalarına dönen yolların can güvenliği açısından da tehlike arz ettiği ortada.

***

Güzel İzmirimiz çağdaş misyonerlik olan Vatikan'ın projesi "dinlerarası diyalog"un bir üssü gibi adeta. Yerli ve yabancı işbirlikçiler cirit atıyor İzmir sokaklarında. Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği İzmir Bahar Lions Kulübü, "Dinlerde İnsanlık Sevgisi ve Kardeşlik" konulu panelden sonra İzmir'in tarihi ve turistik yerlerini gezdiler.

Gezilen yerler arasında Karataş İsrail Havrası, Saint Polikarp Kilisesi ve Şadırvanaltı, Hisar camileri vardı. İzmirimizin meşhur Kestanepazarı tekaüd vaizinin ektiği tohumlar başak verdi bile. Geçtiğimiz bir Cuma vaazında bir vaizimiz şöyle dua yapıyordu: "Ya Rabbi bizleri İncil, Tevrat ve Kur'an yüzüsuyu hürmetine affeyle..." Yani şunu demek istiyordu cemaate tıpkı Rabbin aciz kulunun son 3 yıldan beri seslendirdiği gibi: "Bugün İncil de, Tevrat da, Kur'an da haktır, istediğinize uyabilirsiniz".

Bunlara çok dikkat edelim sayın okuyucu...

***

İzmirimizde seslendirilen bir başka demode olan moda da şu sayın okuyucu: Türk?Yunan dostluğu... Geçtiğimiz haftalarda 300 kişilik bir grup Sakız Adası'nda ve Çeşme'de ayrı ayrı toplanarak dostluk ve barış adına diyaloglar kurdular. Bu organizasyonlar 6 yıdan beri yapılıyormuş.

Bizler tarafından tek taraflı bir ilan?ı aşk olarak başlatılan bu diyaloglar, Yunan'ın gavurluğu ile, değil 6 yıl 6666 yıl devam etse bu dostluk ham bir hayal olarak görünüyor.

Adem BİRİNCİ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100