Bu haber kez okundu.

‘Kalbin tasavvuru Allah’ı kavrayamaz’
Asım b. Humeyd şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Abdullah (aleyhisselâm) ile Allah’ı görme meselesiyle ilgili olarak aktarılan rivayetleri müzakere ediyorduk.
Buyurdu ki: “Güneş, Kürsü’nün nurunun yetmiş cüzünden bir cüzdür. Kürsü; Arş’ın nurunun yetmiş cüzünden bir cüzdür. Arş; Hicab’ın nurunun yetmiş cüzünden bir cüzdür. Hicab; Sitr’in nurunun yetmiş cüzünden bir tanesidir. Eğer doğru söylüyorlarsa bulutsuz bir günde çıplak gözle güneşe baksınlar da görelim!”
İbn Ebu Nasr, Ebu’l-Hasan er-Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet etmiştir: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) buyurdu ki: Beni bir gece göğe (Mi’rac) götürdükleri zaman Cebrail Beni bir yere ulaştırdı ki; oraya hiç adım atmamıştı. O anda Peygamberin gözünün önündeki perde kaldırıldı ve Allah büyüklüğünün nurundan istediğini O’na gösterdi.”
Abdullah b. Sinan, Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık aleyhisselâm)’dan, “Gözler O’nu göremez” (En’am, 103) ifadesinin anlamıyla ilgili olarak şöyle rivayet etmiştir: “Burada kastedilen zihinlerin, tasavvurların O’nu kuşatamayacağı, kapsayamayacağıdır. ‘Doğrusu size Rabbinizden basiretler geldi’ (En’am, 104) ayetinde gözle görmenin kastedilmediğini bilmez misiniz? Yine, ‘Kim can gözünü açıp görürse faydası kendisine...’ (En’am, 104) buyrulmuştur. Bundan maksat da insanın gözleriyle görmesi değildir. Ayrıca, ‘Kim de kör olursa zararı kendinedir’ (En’am, 104) ifadesi, gözlerin kör olması anlamında değil, zihnin kuşatamaması anlamında kullanılmıştır. Örneğin; falan şiiri görür (şiirden anlar). Falan fıkhı görür, falan dirhemleri görür (paradan anlar), falan giysileri görür derler. Allah, gözlerle görülmekten yücedir, münezzehtir.”
Ebu Haşim el-Ca’ferî, Ebu’l-Hasan er-Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet etmiştir:
İmam’a, “Allah vasfedilir mi?” diye sordum.
“Kur’ân okumaz mısın?” dedi.
“Okuyorum” dedim.
“Peki, ‘Gözler O’nu göremez; hâlbuki O, gözleri görür’ (En’am, 103) ayetini okumadın mı?” diye sordu.
“Evet, okudum” dedim.
“Peki, basiretlerin ne olduğunu biliyor musunuz?” dedi
“Evet” dedim.
“Nedir?” dedi.
“Gözlerin görmesi” dedim.
Buyurdu ki: “Kalplerin tasavvuru gözlerin görmesinden daha büyüktür. Buna rağmen kalplerin tasavvur kapasiteleri Allah’ı kavrayamaz ama o tasavvurları görür.”
Ebu Haşim el-Ca’ferî şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca’fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)’a dedim ki: “Gözler O’nu göremez; hâlbuki O, gözleri görür” (En’am, 103) ayeti ne anlama gelir?”
Buyurdu ki: “Ey Ebu Haşim! Kalplerin görmesi gözlerin görmesinden daha duyarlı ve kapsamlıdır. Sen zihinsel tasavvurunla Sind’i, Hindistan’ı ve gidemediğin daha birçok memleketi algılayıp tasavvur edebilirsin ama onları gözlerinle göremezsin. Buna rağmen kalplerin tasavvur kapasiteleri Allah’ı kavrayamazlar, nerede kaldı gözler!”  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100