10 Ağustos 2007 Cuma 00:00
882 Okunma
Kandiliniz mübarek olsun
Bu gece, yani Recep ayının 27. gecesi, "Mirac kandili" olarak kutlanır. Miraç gecesi Allah Elçisi öyle bir fezaya çıktı ki, kaderleri yazan kalemlerin cızırtısı duyuluyordu. ~|~

 


Recep ayının 27. gecesi, İslam literatüründe "Mirac kandili" olarak kutlanır. Peygamber Efendimizin (sav), ruh ve beden olarak semaya uruc edişine Mirac denir.
Peygamberliğinin 12. yılında gerçekleşen bu hâdise, İslam tarihi boyunca İsra ve Mirac olarak bilinir. İsra, gece yolculuğu yapmak; Mirac ise, yükseğe çıkış aracı demektir.
Resûlullah (sav), bir gece Mescid?i Haram'dan alınarak Mescid?i Aksa'ya kadar götürülüp, oradan göklere çıkarılmış, ilahi ayetler kendisine gösterildikten sonra alındığı yere, yatağının sıcaklığının bile soğumadığı bir müddet içerisinde geri getirilmiştir.

Kur'ân?ı Kerim bu mucizeyi şöyle anlatır:
"Mümtaz kulunu, ayetlerimizden bazısını kendisine gösterelim diye bir gece Mescid?i Haram'dan alıp, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid?i Aksa'ya kadar götüren Allah (cc), her türlü noksanlıktan münezzehtir, eksikliklerden uzaktır. Her şeyi işiten ve gören O'dur" (İsra, 1). Buhari ve Müslim'in rivayetlerine göre, Hz. Peygamber (sav) Mekke'de bazılarına göre Ümmühani'nin evinde iken veya Harem?i Şerif'te bulunurken, Cebrail (as) gelmiştir, mübarek kalplerini açmışlar, Zemzem ile yıkayarak içini hikmet ve iman nuru ile doldurmuşlardır. Bu hâdise, "Şerh?i Sadr" olarak bilinir. Böylece, Hak Teala, Allah Resûlunün (sav) kalbini iman ve hikmet nuru ile doldurmuş, ve Allah'a yolculuk bundan sonra başlamıştır.

Cebrail (as), Burak'ı bu yolculuk için hazır bulundurmaktadır. Katırla merkep arası, gemi vurulmuş ve eğerlenmiş bir hayvandır, Burak. Allah elçisini görünce şaha kalkan Burak'ın bu davranışın itaatsizlik kabul eden Hz. Cebrail, "Kendine gel ey Burak! Yemin olsun ki Haşir sabahına kadar Muhammed Mustafa kadar şerefli bir insan senin sırtına ne binmiştir, ne binecektir!" buyurmuştur. Hayvanların bile kendisine aşık olduğu Resûlullah'a karşı, Hakk'ın tecelligâhı olan insanın nasıl bir tavır takınması gerektiğini takdirlerinize bırakırız.

Burak, yıldırımdan hızlı yürüyüşü ile, Allah Resûlünü (sav), Mü'minlerin ilk kıblesi Mescid?i Aksa'ya ulaştırmıştır. Burada, Hz. İbrahim, Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Adem Efendilerimiz ve diğer peygamberler kendisini karşılamıştır. Peygamberler ve meleklerden oluşan cemaate 2 rekat namaz kıldıran Efendimiz (sav), buradan itibaren manevi bir vasıta ile yoluna devam ederler. Bu kısıma Mirac denilmektedir.
Peygamberimiz (sav), Cebrail ile 7 kat göğü geçmiş, bu seyirde 1. kat semada Hz. Adem, 2. kat semada Hz. İsa ve Hz. Yahya, 3. kat semada Hz. İdris, 5. kat semada Hz. Harun, 6. kat semada Hz. Musa ve 7. kat semada Hz. İbrahim (as) ile merhabalaşmıştır.
Allah Elçisi öyle bir fezaya çıktı ki, kaderleri yazan kalemlerin cızırtısı duyuluyordu.
Nihayet Sidre?i Münteha sahası açıldı. Allah'tan başkasınca bilinmeyen makamlar gösterildi. Bu noktadan ileriye hiçbir varlık geçemez.
Belki de bu nokta, Efendimiz için bir defaya mahsus olarak kullanılmıştır.
Cebrail (as)'ın da buradan öteye geçmesi, haddine değildir.
Sidre?i Münteha'dan öteye yolculuk "Refref" denilen muhabbetullah ile olmuştur.
Madde planında "yeşil bir perde" ye teşbih olunan bu hâlde, Efendimiz (sav); zat, sıfat ve esma tecellilerine muhataptır.
Cennetin, cehennemin seyredildiği bu yolculukta, Efendimiz (sav), "Rabb'inin ayetlerinin en büyüklerinden olanlarını gördü" (Necm, 18).

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100