Bu haber kez okundu.

KISSADAN HİSSE
HAZRETİ PEYGAMBERİMİZİN RÜYASI
Yürümeye devam ettik. Adamın biri sırt üstü yatıyor, diğer bir adam da elinde demirden kanca olduğu halde yatan adamın yüzünün bir tarafını parçalıyor, öbür tarafına geçiyor, öbür yüzünü yarıncaya kadar parçalanan yüzü iyileşiyor, tekrar dönüp aynı işkenceyi sürdürüyordu. Ben yine «Sübhanellah! Bunlara ne oluyor böyle» dedim. Bana yine «sen yürü, yürü!» dediler. Devam ettik. Biraz ileride fırına benzer bir yer gördüm... İçinde insanlar altlarından alev geldikçe öyle feryat ediyorlar ki, dünyada onların sesini duyan her canlı ölürdü.
Ben«bunların suçu nedir?» dedim. Yanımdakiler bana sen yürü, yürü dediler. Yürüdük... Suyu kan renginde, bir nehir... İçinde bir adam yüzüyor, yüzüyor, ırmağın kenarına geliyor. Kenarda yanında birçok taş toplanmış bir adam... Yüzen adamın ağzına bir taş koyuyor. Adam gidiyor, o taşı yutuyor ve yüzerek geri geliyor. Bu şekil azap devam edip gidiyor. Ben, «Bu nasıl şeydir?» dedim. Bana sen yürü, yürü dediler. Yürüdük... İleride çirkin bir adam... Bir ateş yakmış, yaktığı ateşin etrafında durmadan dolaşıyor, hayret etmiştim bu adamın haline «Bu ne yapıyor böyle» dedim. Bana «sen yürü» dediler.
Bir müddet daha gittik içinde çeşitli çiçeklerin bulunduğu bir bahçe gördüm. İçinde uzun mu uzun boylu bir adam, öyle ki boyunun uzunluğu göklere doğru yükselmişti. Adamın etrafında ise toplu halde kalabalık çocuklar vardı. Ben «böyle uzun boylu bir adam ve bu kadar çok çocuk görmemiştim. Bu adam kim ve yanındaki çocuklar kimlerdir.» diye sordum. Bana yine «sen yürü, yürü» dediler. Yürümeye devam ediyorduk. Büyük bir ormana vardık.. O kadar büyük orman daha görmemiştim. Yanımdakiler «buraya gir» dediler. Beraber girdik. Biraz ileride altın ve gümüşten yapılmış muazzam bir şehir göründü. Şehrin kapısını vurdular. Kapı açıldı, içeri girdik, içerde bizi bir takım insanlar karşıladı. Vücutlarının bir yüzü gayet güzel, bir yüzü ise çok çirkindi. Yanımdakiler onlara oradan akmakta olan nehri göstererek «Şu nehre girin» dediler. Onlar nehre girdiler geri çıktılar. Vücutlarındaki o çirkinlikten hiç eser kalmamıştı..
Yanımdakiler bana «Burası Adn Cennetidir... Senin yerin burasıdır» dediler. Başımı kaldırıp baktığımda çok güzel bir köşk gördüm. Onlara beni bırakın da yerime gireyim dedim... Kabul etmeyip şimdi olmaz ileride geleceksin dediler. Ben onlara kim olduklarını sordum. Allah tarafından gönderilmiş melekler olduklarını söylediler. Bu gördüklerimiz acaip şeylerin ne olduğunu sordum.
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100