Bu haber kez okundu.

Kıssadan Hisse
İrfan sahiplerinden birisi, bir talebesine sorar.... ~|~

 Evladım, kaç senedir bizi tanıyorsun?
 22 senedir efendim.
 Bu kadar zamanda bizden ne öğrendin?
 Üç şey öğrendim efendim.
 Nedir onlar?
 Birincisisi: Birgün: "Yaptığın işin, söylediğin sözün hesabını Allah'a vereceğini unutma!" demiştiniz. Bunu kendime prensip edindim.
 Peki, ikincisi ne?
 Yine demiştiniz ki: "İslam akıl değil, vahiy dinidir. Akılla mantıkla din olsaydı, Peygamberlere, Kur'an'a lüzum kalmazdı. Dinimiz nakil dinidir. Allahü teâlâ ne bildirmişse, Peygamber Efendimiz nasıl açıklayıp ne bildirmişse, mezhep imamlarımız, ehli sünnet âlimleri bunları nasıl nakletmişse, öylece inanıp tâbi olmak lazım. Yoksa insan felaketten kurtulamaz. Allahü Teâlâ böyle olmasını murad etmiştir. Yoksa tek hüküm bildirirdi, o zaman müslümanların işi zor olurdu, yapamayanlar harama veya küfre düşebilirlerdi. Bu kolaylık, bir ihsanı ilâhidir". Bunun böyle olduğunu bizzat yakînen yaşadım ve öğrendim.
 Üçüncüsü ne evladım?
 Bir keresinde de demiştiniz ki: "Hakiki alimler, Peygamber Efendimizin vârisleridir. Ana karnında şaki olanlar, büyüklere dil uzatır. İyiler ise, mertebeleri ne olursa olsun, büyüklere dil uzatmazlar. Allahü teâlânın rızası, onların iki dudağı arasındadır. Büyüklerin münkirleri, Peygamber Efendimizin zamanında yaşasalardı, Onu da inkâr ederlerdi. Sevip tâbi olanları o zaman yaşasalardı, Ashabı kiram olurlardı. Çünkü yol aynıdır. Allahü teâlâdan gelen nimetlerin şartı yoktur. Ancak Peygamber Efendimizden gelen nimetlerin iki şartı vardır, birincisi Onu tasdik etmek, ikincisi Onu sevmektir. Gelen nimetlerin derecesi bu sevgiye bağlıdır. Bu, Resulullah Efendimizin sağlığında böyle idi. Vefatından sonra ne oldu? Ne olduğunu bizzat kendisi bildiriyor: 'Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız hidayete erersiniz' buyuruyor. Bu emanetler silsile yoluyla vârislerindedir. Sevmenin veya inkârın nereye götürdüğünü unutmamak lazım. Sevmek itaat demektir, tam yapamasa bile boyun büküp, kusurunu kabul etmektir".
İşte ey erenler, bu üç şey bana çok tesir etti, inandım, iman ettim...
Allah dostu der ki:
 Üçüncü öğrendiğin saraya malik olmaktır. İkinci öğrendiğin bu sarayın anahtarıdır. Birinci öğrendiğin ise, sarayda selamet bulmanın şartıdır. Bu üç şeyden başka bir şey öğrenmedin mi?
 Namaz, oruç ve dinin diğer hükümlerinden gayrısını öğrenemedim hocam.
 İyi... Bu öğrendiklerinden ve Allah'tan gayrını öğrenmene gerek yok. Bu hâl üzere devam edersen umduklarına kavuşur, korktuklarından emin olursun...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100