Bu haber kez okundu.

Kıssadan Hisse
Dâvûd-i Tâî Hazretleri'nin hizmetine bakan talebesi birgün ona ~|~

"Biraz et pişirdim; buyurmaz mısınız?" dedi ve üstâdının sükût etmesi üzerine eti getirdi.
Ancak Dâvûd-i Tâî -kuddise sirruh-, önüne konan ete bakarak:
- Falanca yetimlerden ne haber var evlâdım?
Diye sordu. Talebesi, durumlarının yerinde olmadığını izhâr sadedinde içini çekip:
- Bildiğiniz gibi efendim...
Dedi. O büyük Hak dostu:
- O hâlde bu eti onlara götürüver.
Dedi. Hazırladığı ikrâmı üstâdının yemesini arzu eden samîmî talebe:
- Efendim, siz de uzun zamandır et yemediniz...
Diye ısrar edecek oldu. Fakat Dâvûd-i Tâî Hazretleri kabul etmeyip şöyle buyurdu:
- Evlâdım! Bu eti ben yersem dışarı çıkar... Fakat o yetimler yerse, arş-ı a'lâya çıkar.

Hikmetler

Güneş için ısıtmamak nasıl imkânsız ise, yüksek rûhlar için de insanlara acımamak, ızdırap ve çileler karşısında duygusuz kalmak, öyle imkânsızdır. Merhamet, bütün âleme yaygın ilâhî bir cevherdir. Hak dostlarının yüreği ise, merhametin bitmez tükenmez hazînesidir. Onların nazarında nefsi besleyen fânî rağbet ve alâkaları bir kenara bırakıp rûhu besleyen güzel davranışlarla amellerini ebedîleştirenlerin elde edeceği kazanç, hem ebedî hem de daha güzeldir. İnsanın bu dünyâda elde edeceği en kıymetli kârlar da sadece böyle amel-i sâlihlerdir. Diğer kazançlar ise, tek tek geri verilen geçici emanetlerdir.
Anahtar Kelimeler:
kıssadan hisse
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100