Bu haber kez okundu.

Kıssadan Hisse
İrfan sahiplerinden biri anlatır... ~|~

Bir hac mevsiminde idi. Cüneydi Bağdadi Hazretleri ve evlâdları Mekke-i Mükerreme'de Beytullâh Mescidine yakın, Türkistanlı bir velinin, Ciyâd semtindeki evinde idik. Cüneydi Bağdadi'nin odası, sokağa karşı, refikleri olan bizlerin ise içe doğru idi.
Bir öğle vakti, bulunduğumuz odanın kapısına teşrîf ettiler ve:

- Dışarıda birisinin gâlibâ yemeğe ihtiyacı var!
Buyurdular. Fakir, hemen verilecek yemekleri hazırlayıp kapıya çıktığımda kimseyi göremedim. Beklemeyip gittiğini tahmin ederek geri döndüm. Sekiz on dakika geçmişti ki, Cüneydi Bağdadi Hazretleri tekrar kapıda göründüler:

- O muhtaç tekrar geldi; içeriye bakıyor!
Buyurdular. Tekrar yemekleri alıp kapının önünde çıktığımda, dilini dışarıya çıkarıp içeriye bakan hayvancağızı, yâni acıkmış köpeği gördüm. Hemen yemekleri olduğu
gibi önüne boşalttım. Çok acıkmış olacaktı ki, hepsini yeyiverdi...

Hikmetler
İşte büyüklerin nezâket ve tevâzuu böyle olur. Cüneydi Bağdadi Hazretleri, kelbi, yâni köpeği cins ismiyle çağırmamış, kişi tâbirini kullanmıştı. Hattâ çok zaman hayvanlara bile "yaratık" yerine, "Allâh'ın kulu" tabirini kullanırlardı.
Çünkü yaratandan ötürü yaratılanlara gösterilen ahlâk güzelliği, hakîkatte yaratana arz edilmiş, O'na candan bağlı bir gönül güzelliği, yâni kalb-i selîmdir.Kalb-i selîme erişen ise, dostluğun bitmez tükenmez kaynağına erişmiştir. Artık o, ilâhî bir lezzet hâlindedir. Çünkü selîm kalbler, Hakk'ın tecellî ettiği mekânlardır. Öyle kalbler, cömertliğin ve merhametin şâheseridir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100