Bu haber kez okundu.

Kıssadan hisse / Hastanın Derdi
İrfan sahibi bir zat şöyle anlatıyor:
Bir topluluk içinde Ebu Hafs ile bir hasta ziyaretine gitmiştik.
Ebu Hafs, hastaya: ~|~ - Sıhhate kavuşmak ister misin? diye sordu. Hasta:
- Evet, diye cevap verdi.
Ebu Hafs, yanındaki cemaate:
- Hastanın derdini yükleniniz, diye emir verdi. Onlar da:
- Ya Rabbi! O sıhhate kavuşsun, yerine biz hasta olalım, diye dua ettiler ve duaları kabul edildi.
Bunun üzerine hasta şifa buldu ve ayağa kalktı, bizimle beraber dışarı çıktı. Biz ise o gece yataklara düştük, halk bizi ziyarete başladı.

Haccın Hakikati 
Muhammed Belhî, hayret ve taaccüb halinde zaman zaman şöyle derdi:
"Ne kadar tuhaf!.. Bir çok illeri aşan, bin türlü zahmete katlanarak Kâbe'ye ulaşan bir kimseyi düşünüyorum ve haline şaşıyorum. Mekke'de göreceği Kâbe, nihayette enbiyanın eseridir. Acaba neden nefsini aşıp, kalp kabesine yönelmez. Halbuki kalb kâbesinin sanatkârı, Hakk Teala'dır."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100