22 Temmuz 2014 Salı 00:02
776 Okunma
Kıyamet gününün en şiddetli hasreti
Şuayb el-Akerkufî rivayet eder:
“Ebu Abdullah (Ca'fer Sâdık Aleyhisselam)’ın ashabına şöyle dediğini duydum: 
Allah’tan sakının ve Allah için birbirinizi seven iyi kardeşler olun. İlişkilerinizi sürdürün. Birbirinize acıyın, merhamet edin. Ziyaretleşin, buluşun, bizim meselelerimizi anarak canlı tutun.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 330).
Ebu’l Mağra rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca'fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
“Müslüman Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu yüz üstü bırakmaz, ona hainlik etmez. Müslümanların birbirleriyle ilişki kurmak için çalışmaları, karşılıklı duygusal bağ kurmak için yardımlaşmaları, ihtiyaç sahiplerinin eksikliklerini giderme çabası içinde olmaları ve birbirlerine karşı şefkat beslemeleri bir zorunluluktur. O zaman, Allah Azze ve Celle’nin “Birbirlerine karşı merhametlidirler” (Fetih, 29) ayetinde işaret edildiği gibi olursunuz. Karşılıklı olarak birbirinize merhamet edersiniz, kimi ihtiyaçlarını giderme imkanına sahip olmadığınız için üzülürsünüz. Tıpkı Resulûllah (sallalahu aleyhi ve alihi) zamanında Ensar toplumunda olduğu gibi.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 330).
Hayseme rivayet eder:
“Veda etmek için Ebu Ca'fer (a.s.)’ın yanına gittim.
Buyurdu ki: “Ey Heyseme! Bizi veli edinenlerden gördüklerine selam söyle. Onlara Azim (çok yüce) Allah’tan sakınmayı tavsiye et. Zenginleri fakirlerini, güçlüler zayıflarını gözetsin. Sağ olanları ölenlerinin cenazelerine katılsın. Evlerinde buluşsunlar. Çünkü onların buluşması bizim (Ehli-Beyt) davamızın canlanmasına aracı olur. Allah, bizim davamızı canlandıran kula rahmet etsin.  
Ey Heyseme! Bizi veli edinenlere ilet ki, onların amelleri olmadan bizim, Allah katında onlar için yapacak bir şeyimiz yok. Onlar günahlardan uzak durmadıkça, bizi veli edinme onuruna erişemezler. Kıyamet günü en şiddetli hasreti, başkalarına adaleti tavsiye edip kendisi ona aykırı hareket eden kimse çeker.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 331).
Ebu Gurre rivayet eder: 
“Ebu Abdullah (Ca'fer Sâdık Aleyhisselam) rivayet eder: 
“Kim kardeşinin hastalığında veya sağlığında Allah rızası için ziyaret ederse, bu ziyareti aldatma ya da bir karşılık bekleme amacına yönelik değilse, Allah onun için yetmiş bin melek görevlendirir ve bu melekler onun ensesinde şöyle seslenirler: Ne mutlu sana. Cennet sana mübarek olsun. Siz Allah’ın ziyaretçilerisiniz, siz evinize varıncaya kadar Rahman’ın konuklarısınız.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 333).
Ali. b. Nehdi rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca'fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
“Kim Allah yolunda kardeşini Allah için ziyaret ederse, kıyamet günü nurdan kubati denilen bir çeşit giysi içinde böbürlenerek gelir. Yanından geçtiği her şeyi aydınlatır. Nihayet Allah Azze ve Celle’nin huzurunda durur. Allah Azze ve Celle ona “Merhaba” der. Allah Azze ve Celle ona merhaba dediği anda, nimetlerini bahşetmiştir.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 334).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100