11 Mayıs 2015 Pazartesi 00:14
1243 Okunma
Kul önce namazdan hesaba çekilir
İmam Gazali huşû ile kılınan namazın fazileti hakkında şunları aktarıyor:
İbn-i Abbas (r. anhüma) der ki: “Tefekkür hali içinde kılınan ne uzun ne kısa (orta) iki rekâtlık namaz, başıboş bir kalp ile kılınan bir gecelik namazdan daha hayırlıdır.”
Peygamberimiz (s.a.a.) buyuruyor ki: “Ahir zamanda ümmetimden öyleleri gelecek ki, camilere varacak, halka kurup oturacaklar. Dillerinden dünya ve dünya sevgisi düşmeyecektir. Öyleleri ile oturup kalkmayın, Allah’ın onlara hiçbir haceti yoktur.”
Hasan el-Basri’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (s.a.a.) bir gün, “Size insanlar arasında en çirkin hırsız kimdir, haber vereyim mi” diye buyurdu. Orada bulunanlar, “Kimdir ya Resûlallah” diye sordular. Peygamberimiz, “Namazından çalandır” diye cevap verdi. Oradakiler, “Namazından çalması nasıl olur” diye sordular. Peygamberimiz, “Namazın rükûunu ve secdesini eksik eksik yaparak” cevabını verdi.
Peygamberimiz (s.a.a.) buyuruyor ki: “Kıyamet günü kul, ilk önce namazdan hesaba çekilecektir. Namazdan yana bir eksiği çıkmadığı takdirde hesaplaşması kolay geçer. Fakat eğer namazdan yana bir eksiği çıkarsa Allah, meleklerine, ‘Bu kulumun nafile ibadetleri varsa ondan borca kalmış farzları yerine koyun’ diye buyurur.”
Peygamberimiz (s.a.a.) buyuruyor ki: “Bir kula verilebilecek en hayırlı hediye iki rekât namaz kılsın diye kendisine izin vermektir.”
Anlatıldığına göre Half ibn-i Eyyub (r.a.) bir gün namazda iken bir yerinden arı sokar. Sokulan yer kanar fakat Half hiçbir şey duymaz. Bu sırada İbn-i Said çıkagelir, Half’e üzerinden kan geldiğini bildirir de o da elbisesini yıkar. Ona sorarlar, “Nasıl oluyor, arı seni sokuyor, vücudunu kanatıyor da sen hiçbir şey duymuyorsun?”
O da şu cevabı verir: “Melikü’l-Cebbar olan Allah’ın huzurunda duran, başından Azrail dikilen, solunda cehennem ve ayaklarının altında Sırat köprüsü bulunan kimse böyle bir şeyi nasıl duyabilir?”
Amr ibn-i Zerr’in (rahimehullahu) eli kangren olmuş, kendisi ibadet ve takvada hayli yüksek dereceye varmış bir zat idi. Hekimler, “Elini mutlaka kesmemiz gerekiyor” dediler. O da, “Öyle ise kesin” dedi. Doktorlar, “Seni ip ile bağlamadan kesemeyiz” dediler.
Bunun üzerine, “Beni bağlamanızı istemiyorum, namaza durduğum zaman kesiniz” dedi. Nitekim namaza durunca elini kestiler, o ise hiçbir şey duymadı bile.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100