logo
19 NİSAN 2024

Kurtarıcı mektuplar

29.01.2004 00:00:00
Mısır Mukavkıs'ına

gönderilen mektup

"Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla; Allah'ın kulu, kölesi ve Resûlü Muhammed'den, Kıptîlerin büyük başkanı el-Mukavkıs'a: Allah'ın selâmı, hidâyet yoluna girmiş kimse üzerine olsun. Buna göre ben, seni tam bir İslâm daveti ile (İslâm'a) çağırıyorum. İslâm'a gir, sonunda emniyet ve selâmet içinde olursun. Ve Allah, sana iki defa sevap verecektir. Şayet bundan kaçınacak olursan, bütün Kıptilerin günahı senin üzerinde toplanacaktır. Ve (siz, mukaddes) kitap sahipleri! Gelin, sizinle bizim aramızda müşterek olan bir tek kelimede, (yani) Allah'tan başka hiç bir tanrıya tapmamak, O'na hiç bir şeyi şerik ve ortak koşmamak, Allah'tan başka aramızdan hiç kimseyi âmir ve efendi yapmamak (hususunda) birleşelim. Şayet onlar, sırtlarını dönüp (bundan) kaçınacak olurlarsa şöyle deyiniz: Siz şahit olun ki, kesinlikle bizler, (Allah'a) itaat edip, teslim olan Müslümanlarız."

Mukavkıs, bu daveti Arabistan'dan bir Resûl çıkacağı ihtimalini redderek geri çevirmiş ve Peygamberimize iki cariye, bir elbise ve bir katır göndermiştir. Diğer bazı kaynaklarda, bu hediyelerin daha fazla olduğu rivayet edilmektedir. Netice olarak; Mısır Kralı, İslâmiyeti kabul etmemiştir. Resûlullah, Arap Yarımadasında, daha az önemli mevkilerde bulunan hükümdarlara, piskoposlara ve bazı kabile reislerine de mektuplar göndererek İslâm'a çağırmıştır. Bunlar arasında Gassan'lı kral Haris b. Ebî Şemir'i görmekteyiz.

Haris b. Ebî Şemir'e

gönderilen mektup

"Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla; Allah'ın Resûlü Muhammed'den Haris b. Ebî Şemir'e:

Allah'ın selâmı, hidâyet yoluna girmiş bulunan, Allah'a inanan ve bunu ikrar edenin üzerinde olsun. Buna göre senin mülkünün (yani ülken ve krallığının) senin elinde kalması için hiç bir şeriki ve ortağı bulunmayan bir ve teklik sıfatında olan Allah'a inanmaya seni davet ederim."

Bizanslı bir

Hıristiyan din

büyüğüne

gönderilen mektup

"Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla;

Ey piskopos!

Allah'ın selâmı iman edenin üzerine olsun. Bu (sözün) devamı olarak bil ki; Meryem'in oğlu İsa, saf ve temiz Meryem'e nasip edip verdiği (indirdiği), Allah'ın ruhu ve kelimesidir. Bana gelince; ben, Allah'a iman eder, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Esbat'a vahyolunana ve bize indirilene inanırım. Aralarında hiçbir fark gözetmeksizin Mûsa, İsa ve diğer peygamberlere ulaşan vahye iman ederim. Biz, o Allah'a teslim olmuşuz. (Allah'ın) selâmı, hidâyet yolu üzerinde bulunana olsun."

Piskopos, İmparatorun huzurunda bu mektup hakkındaki fikrini açıkladı ve etraftaki ileri gelenler o derece sinirlendiler ki, piskoposu orada öldürdüler.

* Siyasî diplomasi ve mektupların taşıdığı hikmetler

Resûlullah'ın Arap yarımadasında hüküm süren meliklere gönderdiği bu elçiler ve onları İslâm'a kazanma gayesi, O'nun hayatını adadığı tebliğ ve irşad davasının bir uzantısıdır. O, hayatının her devresinde İslâm'ı yaymayı ve yaşatmayı kendine dava edinmişti. Her zaman, her devirde ve her şart altında Peygamberimizin gayesi bu olmuştur. Biz Müslümanlar da bu Peygamberî metodu kendimize örnek alarak; şartlar ne olursa olsun en büyük vazifemizin İslâm'ı tebliğ etmek olduğunu unutmamalıyız.

Gönderilen mektuplarda, önce iman konusunun işlendiğini ve muhatabın ilk olarak Allah'ın birliğine inanmaya davet edildiğini görüyoruz. Kişi, Allah'a iman ettikten sonradır ki, ona namaz, oruç gibi mükellefiyetlerden ve diğer şer'î hükümlerden bahsedilebilir. Böyle olması tabîidir. Zira, henüz iman konusunda tereddüt halinde olan bir insana, İslâm'ın kendisine yüklediği hak ve görevlerden bahsedilmesi mantığa aykırıdır.

Demek ki, tebliğde ilk adım, kişiyi Allah'a inanmaya ve itaate davet etmektir. Bu temel inancın oturmasından sonra diğer mevzulara geçilir.

*Mektup ve elçilerin gönderildiği devrenin, Hudeybiye barışından sonra ve Mekke fethinden az önceki bir devreye rastlaması dikkat çekicidir.

Hudeybiye muâhedesi ile, kısa da olsa bir barış devresine girilmiş, Resûlullah bu devreyi tebliğ çalışmalarını hızlandırarak değerlendirmiştir. Şüphe yok ki, İslâmiyet barış ortamında daha iyi yayılır. Savaşın ve huzursuzluğun olmadığı ortamlar tebliğ için en uygun ortamlardır. Çünkü savaş zamanı, Müslümanların kafaları harp taktikleri , saldırı veya müdafaa planları gibi konularla meşgul olacağından tebliğ vazifesinin yerine getirilmesi çok daha zorlaşacaktır. Mu'sab b. Umeyr'in Medine'de yaptığı çalışma bu konuda güzel bir örnektir. Mekke'nin huzursuzluk ve gerginlik dolu ortamından, müşriklerin baskı ve işkencelerinden uzaklaşan Hz. Mus'ab, bir yıl içinde Medine'nin birkaç mahallesi dışında tamamının İslâm'ı kabul etmesini sağlamıştır. İşte; Bedir, Uhud gibi büyük savaşlardan ve daha birçok küçük çatışmadan sonra girilen barış devresi, tebliğ için iyi bir fırsat olmuş, Resûlullah yalnız büyük hükümdarlara mektuplar göndermekle kalmamış, Arap yarımadasının dört bir yanına elçiler salmış, insanları İslâm'a davet etmiştir. Bu davet neticesinde insanlar, kitleler halinde İslâm'a girmişlerdir. Bu olaylar, adetâ gelecek olan Mekke fethinin de habercileri mahiyetindeydi.
Merkez Bankası anketi açıklandı
Dolar, enflasyon, faiz tahminleri belli oldu
Gelecek burada
10 yılda 20 kat büyüyecek
Çocuk nüfusumuz açıklandı
Nüfusumuzun yüzde 26'sı çocuk
İran'dan saldırıya ilişkin açıklama geldi
'3 mini İHA saldırısı püskürtüldü'
Şehit edilen babasının koltuğuna oturdu
29 yıl önce babası o koltuktaydı
Kaçak kazı zannedildi gerçek bambaşka çıktı
Soruşturma devam ediyor
Depremin izleri gün ağarınca ortaya çıktı
Binalar ve minareler yıkıldı
2 kurşun camlara isabet etti
Holding binasına ateş açıldı
Komşusunun kapısına balyoz ve matkapla dayanıp ateşe verdi
Gürültü kavgasını özel harekat bitirdi
İsrail'den İran'a misilleme
İran'da uçuşlar askıya alındı
'Hasarlı evlere girmeyin'
Açıklama sırasında depreme yakalandı
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler; Peygamberimizin ahlakı
Fenerbahçe penaltılarda yıkıldı
Umutlu başlangıç kabusa döndü
Hayber’deki 'Demir Kubbe'yi yıkan adam
Fabrikalarda işler tersine döndü
Ustaysan, zanaatkârsan maaş kıyak
Merkez Bankası anketi açıklandı
Dolar, enflasyon, faiz tahminleri belli oldu
Gelecek burada
10 yılda 20 kat büyüyecek
Çocuk nüfusumuz açıklandı
Nüfusumuzun yüzde 26'sı çocuk
İran'dan saldırıya ilişkin açıklama geldi
'3 mini İHA saldırısı püskürtüldü'
Şehit edilen babasının koltuğuna oturdu
29 yıl önce babası o koltuktaydı
Kaçak kazı zannedildi gerçek bambaşka çıktı
Soruşturma devam ediyor
Depremin izleri gün ağarınca ortaya çıktı
Binalar ve minareler yıkıldı
2 kurşun camlara isabet etti
Holding binasına ateş açıldı
Komşusunun kapısına balyoz ve matkapla dayanıp ateşe verdi
Gürültü kavgasını özel harekat bitirdi
İsrail'den İran'a misilleme
İran'da uçuşlar askıya alındı
'Hasarlı evlere girmeyin'
Açıklama sırasında depreme yakalandı
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler; Peygamberimizin ahlakı
Fenerbahçe penaltılarda yıkıldı
Umutlu başlangıç kabusa döndü
Hayber’deki 'Demir Kubbe'yi yıkan adam
Fabrikalarda işler tersine döndü
Ustaysan, zanaatkârsan maaş kıyak

5.6 büyüklüğündeki Tokat depreminde 338 konut hasar gördü

Tokat'ın Sulusaray ilçesinde geçtiğimiz gün etkili olan depremlerde 338 konut hasar gördü.
19.04.2024 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
5.6 büyüklüğündeki Tokat depreminde 338 konut hasar gördü
5.6 büyüklüğündeki Tokat depreminde 338 konut hasar gördü
Tokat'ın Sulusaray ilçesinde en şiddetlisi 5.6 büyüklükteki depremler Tokat'ta 3, Yozgat'ta da 3 ilçede hasara neden oldu.

Hasar tespit çalışmaları sürerken şuana kadar yapılan tespitlere göre 338 konut, 99 ahır ve 12 cami ve 1 fırında hasar oluştu.

Panikle kaçmaya çalışan 5 kişi yaralandı.

Yozgat ve Tokat'ta hasar tespit çalışmalarının akşam saatlerinde tamamlanması bekleniyor.

Türkiye nüfusunun yüzde 26'sı çocuk

Türkiye'nin, geçen yıl sonu itibarıyla 22 milyon 206 bin 34 olarak belirlenen çocuk nüfusu, ülke nüfusunun yüzde 26'sını oluşturdu
 

 
19.04.2024 10:34:00 / Güncelleme: 19.04.2024 10:43:28
AA
Türkiye nüfusunun yüzde 26'sı çocuk
Türkiye nüfusunun yüzde 26'sı çocuk

Türkiye İstatistik Kurumu, 2023 yılına ilişkin çocuk istatistiklerini açıkladı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre, 2023 yıl sonu itibarıyla Türkiye nüfusu 85 milyon 372 bin 377 kişi iken bunun 22 milyon 206 bin 34'ü çocuk olarak kayıtlara geçti.

Çocuk nüfusun yüzde 51,3'ünü erkek, yüzde 48,7'sini kız çocuklar oluşturdu.

Birleşmiş Milletler tanımına göre, 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5'ini oluştururken bu oran 1990'da yüzde 41,8 ve 2023'te yüzde 26 oldu.

Nüfus projeksiyonlarına göre, çocuk nüfus oranının 2030'da yüzde 25,6, 2040'ta yüzde 23,3, 2060'ta yüzde 20,4, 2080'de yüzde 19 olacağı öngörüldü.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2023'te çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 18 oldu.

AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip ülkeler sırasıyla yüzde 23,4 ile İrlanda, yüzde 21,1 ile Fransa ve yüzde 20,9 ile İsveç olarak kaydedildi.

Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla yüzde 15,1 ile Malta, yüzde 15,4 ile İtalya, yüzde 15,9 ile Portekiz olarak belirlendi.

Türkiye'nin çocuk nüfus oranının AB'ye üye ülkelerden daha yüksek olduğu görüldü.

 

Terör saldırısında şehit edilen babasının koltuğuna 29 yıl sonra kendisi oturdu

Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde 29 yıl önce terör örgütü PKK tarafından şehit edilen dönemin Belediye Başkanı Kemal Tekin'in oğlu Ali Emrah Tekin, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde belediye başkanı seçildi. Tekin, babasının ilkeleri doğrultusunda Nazımiye halkına hizmet etmenin birinci amaçları olduğunu söyledi.
19.04.2024 10:02:00 / Güncelleme: 19.04.2024 10:17:27
İhlas Haber Ajansı
Terör saldırısında şehit edilen babasının koltuğuna 29 yıl sonra kendisi oturdu
Terör saldırısında şehit edilen babasının koltuğuna 29 yıl sonra kendisi oturdu
Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde 3 dönem belediye başkanlığı yapan Kemal Tekin, 7 Nisan 1995'te ilçedeki evinde terör örgütü PKK mensuplarının saldırısı sonucu şehit edilmişti.



Aradan geçen 29 yılın ardından oğlu Ali Emrah Tekin, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde tüm rakiplerini geçerek CHP'den Nazımiye Belediye Başkanı seçildi.

Mazbatasını alarak göreve başlayan 41 yaşındaki Ali Emrah Tekin, son seçimlerde Nazımiyelilerin büyük çoğunluğunun kendisini tercih etmesinden mutluluk duyduğunu belirterek, 'Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tabi bu seçimlerin bizim açımızdan şöyle özel bir durumu var. Bir seçim olmasının ötesinde benim ve ailem için farklı bir anlam ifade ediyordu. Şöyle ki 29 yıl önce maalesef terör saldırısı sonucu yine Nazımiye Belediye Başkanlığı görevini yürüten babam şehit edilmişti. Dolaysıyla Nazımiyeli hemşehrilerimiz aradan geçen 29 yıla rağmen tekrar bu anlamda bizi destekleyerek yaşanan bu olaya verdikleri tepkiyi göstermiş oldular. Duygusal anlamda da bizim için önemli bir durumdu' dedi.



''29 yıl sonra bayrağı teslim aldık''

Babasından devraldığı görevi layıkıyla yürütmenin gayreti içinde olacağını belirten Tekin, 'Babam iyi bir insandı. Her zaman hemşehrilerinin iyiliği, güzelliği anlamında çalışmalar yürüttü. Dolasıyla biz 29 yıl sonra bu bayrağı teslim alarak aynı şekilde, babamın tavsiye verdiği şekilde bu yetkiyi hemşehrilerimizin yararına olacak şekilde kullanmaya devam edeceğiz' diye konuştu.



İlçenin küçük ve kısıtlı imkanlara sahip olduğuna vurgu yapan Başkan Tekin, 'Bugüne kadar bu kısıtlı kaynakların sebep olduğu borçlanma da söz konusu. Bunların bir şekilde çözülmesi için aday olduk. Bunların hepsinin aşılarak Nazımiyeli hemşehrilerimize daha kaliteli hizmet sunmak adına adaydık adaylığımız başkanlığa dönüştü. Dolayısıyla bütün enerjimizi bundan sonra bu anlamda harcamış olacağız. Hem kaymakamlığımız hem valiliğimizden destek alacağız inşallah. Onun dışında Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden halkçı belediyecilik anlayışı doğrultusunda destek almayı bekliyoruz, umuyoruz. İlçemiz için iki kıymetli değerimiz var. Biri rahmetli Kamer Genç biri de bir önceki genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. Bu iki değeri var etmiş bir ilçeyiz. Genel başkanımız Özgür Özel'in de desteğiyle ilçemizi yeniden yaşanabilir, tersine göçü sağlayabilecek bir duruma getirmek istiyoruz. Bu anlamda partimizin büyük katkı sunacağını biliyoruz. Onun özgüveni içerisindeyiz' şeklinde konuştu.

Bakan Yardımcısının açıklaması sırasında deprem oldu

İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlu depremin merkez üssü Tokat'ın Sulusaray ilçesinde basın açıklaması yaparken deprem meydana geldi.
19.04.2024 06:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Yardımcısının açıklaması sırasında deprem oldu
Bakan Yardımcısının açıklaması sırasında deprem oldu

İçişleri Bakan Yardımcısı Karaloğlu, depremin merkez üssü Tokat'ın Sulusaray ilçesinde incelemelerde bulundu.

Karaloğlu 4 ilçe 37 köyde 385 konut, 87 ahır, 11 cami ve 1 fırında hasar meydana geldiğini belirterek, 'Sulusaray merkezli 5 deprem meydana geldi şu ana kadar, 41 de artçı oldu. Ben Tokat ve Yozgat'taki tüm hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim beterinden korusun, muhafaza etsin. En büyük tesellimiz şu ana kadar herhangi bir yaralımız ve can kaybımız yok. Arkadaşlarımız, ekiplerimiz şu anda sahada köylerin tamamı tarandı. Tokat'ta 3 ilçe, Yozgat'ta 3 ilçede olmak üzere depremden etkilenen tüm köylerimiz şu anda taranmış durumda. Tokat'ta şu ana kadar 112 acil çağrı merkezimize 576, Yozgat'ta 250 deprem kaynaklı vatandaş ihbarı var. Ön incelemeler sonucunda Tokat ilimizde 3 ilçe, 30 köyde, 191 konutta ve 84 ahırda, 7 cami ve 1 fırında hasarlar var, bunlar yıkık değil hasarlı. Yozgat ilinde 1 ilçede 7 köyde 94 konutta, 4 cami ve 3 ahırda ön hasar tespitlerimiz var' dedi.

'Hasarlı evlere girmeyin'

Hasarlı evlere girilmemesi çağrısında bulunan Karaloğlu, "Evinde hasar olan, çatlağı olan hiçbir vatandaşımız evini kullanmasın. Biz onları alıp misafir etmeye hazırız. Yurtlar hazır hale getirildi. Vatandaşımıza çağrı yapıldı. Şu ana kadar 30 vatandaşımız yurtlarda kalmak için müracaatta bulundu. Sayın valimizin verdiği bilgiye göre şu anda bölgedeki kamu kurum ve kuruluşlarında bir hasarımız yok. Okullarımızda, kamu hizmet binalarında herhangi bir hasarımız yok, inşallah binalarımızda kamu hizmeti vermeye de devam edeceğiz. Kumanyalar hazırlandı şu anda dağıtılıyor. Yine Tokat'ta üç ilçemizde sıcak yemek çıkartmak üzere aş evlerimiz oluşturuluyor. İnşallah vatandaşımıza sıcak yemek imkanımızda sunulacak. Şu anda bölgede ulaşımda, alt yapıda, elektrik ve haberleşmede herhangi bir sorunumuz yok. Yollarımız açık, enerjisi olmayan ve haberleşme imkanı olmayan köyümüz yok. Tedbir olarak Tokat'ta bir gün eğitime ara verdik. Yozgat ilimizde ise Çekerek, Kadışehri ve Aydıncık ilçelerinde yine eğitime bir gün ara vermiş olduk' dedi.

'750 Personel 150 araç bölgede'

Karaloğlu, 150 araç ve 750 personelin bölgede görev aldığını ifade ederek, 'Diyarbakır'dan Van'a kadar birçok ilimizden arama kurtarma ekipleri bölgeye ulaşmış durumda. Yerel ekipler de bölgeye ulaştı. Şu anda bölgede 750 personelimiz vatandaşlarımıza yardımcı olmak üzere bekliyor. 150 yardım aracı da bölgeye ulaşmış durumda' şeklinde konuştu.

'Dezenformasyon uyarısı'

Karaloğlu açıklamasında dezenformasyon uyarısında bulunarak şunları söyledi: 'Sosyal medyada maalesef yine dezenformasyonlar var. Vatandaşımıza çağrımız AFAD tarafından açıklanmayan hiçbir bilgiye itibar etmemeleridir. Biz vatandaşlarımızı AFAD üzerinden çok hızlı bir şekilde bilgilendiriyoruz. Vatandaşımızın tereddüdü olmasın.'

Öte yandan İçişleri Bakan Yardımcısı, açıklama yaptığı sırada deprem meydana geldi.

Karaloğlu, "Şu anda artçı sarsıntıyı hep birlikte yaşadık. Rabbim hepimizi, ülkemizi korusun" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.