30 Mart 2002 Cumartesi 00:00
181 Okunma
Kütüb... Ha! Ne? Dememek için...
Hümeyra EZERGÜL
Bana öyle geliyor ki; gerçek değerini kavrayamadığımız, hayatımızda etkili ve sevgili bir yere koyamadığımız birçok konuyu, gün ve haftalara hapsediyoruz. Hapsediyoruz diyorum, çünkü hayatımızın her safhasında bulunması gereken ve düzgün bir kişiliğin oluşabilmesi için vazgeçilmez sayılan hususlar sadece gün ve haftalara sıkışmış durumda... Özellikle de o günlerde yapılan bir iki faaliyetle, her biri önem arzeden birçok konu geçiştiriliyor.

Bazı vakıf, dernek ya da kişilerin, kendi çaba ve çevreleriyle yaptıkları etkinlikler sayesinde, bir yük gibi görülen bu konular guya omuzlardan atılmış oluyor.

Dilerseniz 365 günlük bir takvimi elinize geçirmeye bakın, hiç olmadı; evinizin duvarında asılı olan takvimi elinize alıp, yapraklarını teker teker çevirin. Yine bir kalem ve boş bir kağıdı yanınıza alıp, bu belirlenmiş gün ve haftaları yazın. Kültür Haftası, Dünya Sağlık Günü, Emekliler Günü, Sigara İçmeme Günü, Gazeteciler Günü, Çevre Günü ve daha vs. vs... Ardında~|~n da bugünler içinde özellikle yapılan ya da yapılması makbul ve hoş olan şeyleri düşünün, ayrı ayrı onları da kağıdınızın bir köşesine not alın. Bakın neler çıkacak neler... Sonra kendi kendinize şu soruyu sorun: "Bu faaliyetler 1 yılın 365 gününde ya da çok sık aralıklarla yapılacak olsa ne olur?" Şu an cevabınızı duyar gibi oluyorum: "Her şey çok güzel, hatta harika olur" diyorsunuz gibi geliyor. Evet, doğrusu ben de böyle düşünüyorum. Yani olması gereken her şey elden geldiğince yapılıyor, bu mühim hususlar hayatımızda önemli bir yer tutup bizleri yüceltiyor, insanîleştiriyor. O zaman niçin bu konular birkaç dernek ve vakıf çalışanlarına bırakılıyor, niçin her fert üzerine düşeni yapmıyor?

Eminim hepimizi, adaletin, merhametin bulunduğu, kardeşliğin, sevginin sloganik birer ifadeden öte, yaşandığı, sadakatin, vefanın, karşılıklı sevginin çokça görüldüğü, bunlara mukabil, yalancılığın, hilebazlığın, sadistliğin zulmün alkışlanmadığı bir dünyayı paylaşmak istiyoruz.

Şu günlerde de 25?31 Mart tarihleri arası "Kütüphane Haftası" olarak kutlanıyor (!) Öte yandan Türkiye'de 95 kişiye bir kahvehane düşerken, 65.000 kişiye bir kütüphane düşmekte (Yaşar Değirmenci, Zaman ve Değerlendirilmesi). Neredeyse insanlar, kütüb... Ha! Ne? Demekteler. Ayrıca uyuşturucu madde ve sigaraya başlama yaşı ilköğretim çağındaki çocuklara kadar düşmüş durumda. Bir de Fransız Shene Ferguson'un tespitine göre, kumarbaz milletler sıralamasında Japonya'dan sonra Türkiye ikincisi sırada, israfta dünya birincisi, alkolde dünya üçürncüsü, sigarada dünya dördüncüsüdür (a. g. e).

Özet olarak, paylaşmak istediğimiz dünyaya; iyiye, güzele, doğruya varmada, ne olur biraz daha duyarlı, sorumluluk alabilen, şahsiyetli, kaliteli insanlar olmaya çalışalım. Faydası bize ve insanlığa olacak değerli alışkanlıkları edinip, insanî ve vicdanî vazifelerimizi yerine getirelim. Hep birlikte hoş ve saadet dolu "gün ve haftalara" erişelim!..
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100