04 Nisan 2004 Pazar 00:00
183 Okunma
Mal da can gibidir...
Cenab?ı Hak da, faiz hususunda şöyle buyurmaktadır:

"Ey iman edenler! Kat kat yaparak faiz yemeyin ve Allah'tan korkun ki, felah bulasınız. Kâfirler için hazırlanan şu ateşten de korunun. Allah'a ve Resûlü'ne itaat ediniz ki, merhamet olunasınız."

Bu âyetin izahında Esbab?ı Nüzul'de şöyle deniyor: "Feryabî Mücahid'den ihraç ediyor: 'Araplar, cahiliye devrinde veresiye alış?veriş yaparlar, borcun vakti geldiğinde parayı veremezlerse, alacaklılar borcu fazlalaştırırlar ve müddeti uzatırlardı'. Yine Feryabî, Ata'dan ihraç ediyor: 'Cahiliyede Benî Sakif kabilesi Benî Nadir kabilesini borçlandırır, borcun ödeme zamanı geldiğinde borçlular, alacaklılara; borcu ziyadeleştiriniz, zamanı uzatınız, derler. Onlar da borçluların istediklerini yaparlardı. Bunun üzerine veya her iki hadise üzerine bu âyet?i celile nazil oldu."

Bir başka âyet?i celilede ise, faiz hakkında şöyle buyurulmuştur:

"Faiz yiyenler, mahşerde ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların; 'zaten ~|~alış?veriş de faiz gibidir' demelerindendir. Oysa Allah; alış?verişi helal, faizi haram kıldı. Kim faizciliğe dönerse, işte onlar cehennemliktir; onlar, orada temelli kalacaklardır."

Faizi yasak eden bir diğer âyet?i kerîme:

"Ey inananlar! Allah'tan sakının; inanmışsanız, faizden arta kalmış hesaptan vazgeçin."

Malın korunması, emniyetinin temini konusunda bir diğer önemli delil Kur'ân?ı Kerîm'in Bakara sûresinin 282. âyet?i kerîmesidir. Bu âyet?i kerîme, Kur'ân'da en uzun âyet olup bir sayfa sürmekte ve borçların yazılmasının şartlarını yani bir nevi noterliği düzenlemektedir.

Öte yandan; Allah indinde affolunmayan günahlardan biri de haram yeme ve bu şekilde ortaya çıkan kul haklarıdır. Bunun yasaklanması da malı korumanın ciddi bir tedbiridir.

Malın korunması ve emniyetinin sağlanmasının en büyük göstergesi hırsızlığın yasak edilmesi ve müeyyidesinin caydırıcı olmasıdır:

"Erkek hırsız ve kadın hırsızın, yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak ellerini kesin. Allah güçlüdür, hakimdir."

Beyannamelerde yer alan insan haklarından 'mülkiyet hakkı' en büyük titizlikle İslâm ile korunmuştur. Resûlü Ekrem (sav) Efendimiz, Vedâ Hutbesinde, bu hususa gereken önemi vermiştir.

Namus emniyeti: İnsanda namusun korunması fıtrî bir özelliktir. Hattâ hayvanlarda bile fıtrî bir korunma vardır. Namus, ancak nikâh akdiyle insana helal olur. Gayrimeşru münasebetin her çeşidi haram kılınmıştır. Resûlü Ekrem (sav), Vedâ Hutbesiyle bunu da vurgulamıştır: "Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lânetine ve bütün Müslümanların ilencine uğrasın. Cenab?ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder".
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100