Bu haber kez okundu.

Marifetin ruhu tevhiddir
İmam Gazali Hazretleri şöyle buyurdu:

“Marifet, yüce Allah'a yakınlıktan ibarettir. Marifet kalbi tamamen sarar, onda öyle bir etki yapar ki, vücudun bütün azalarında bu etki gözükür. İlimle marifet arasındaki farkı bir misalle anlatacak olursak; ilim ateşi görmektir; marifet ise ateşle ısınmaktır.

Sûfîlere göre marifet, Allah-u Teâlâ'nın zâtı ve sıfatları hakkında içinde hiçbir şüphe bulunmayan ilimdir.
‘Allah-u Teâlâ'nın zâtının ve sıfatlarının tanınması nedir?’ diye sorulursa, kısaca şu cevap verilir: Allah-u Teâlâ'nın zâtını tanımak, O'nun mevcut, tek, bir, zâtı bulunan, sonsuz derecede büyük olan, varlığı kendinden olup hiç kimseye muhtaç olmayan ve hiçbir şeyin kendisine benzemediği bir zât olduğunu bilmektir.
Allah-u Teâlâ'nın sıfatlarını tanımak ise, O'nun hayat sahibi, her şeyi bilen, her şeye kudreti yeten, işiten, gören ve kendisine has diğer sıfatlara sahip olduğunu bilmektir.

‘Marifetin sırrı nedir?’ diye sorulursa, onun sırrı ve ruhu tevhiddir, yani yüce Mevlâ'yı birlemektir. Bu da, O'nun hayatını, ilmini, kudretini, iradesini, işitmesini, görmesini, konuşmasını varlıklardan birinin sıfatlarına benzetmekten uzak tutmaktır. Çünkü O'nun misli, benzeri, dengi hiçbir varlık yoktur.

‘Marifetin alâmeti nedir?’ denirse, kalbin Allah Teâlâ ile hayat bulmasıdır. Allah-u Teâlâ, Hz. Davud'a (a.s), ‘Marifetimin (Beni tanımanın) ne olduğunu biliyor musun?’ diye sordu. Dâvûd (a.s), ‘Hayır’ dedi. Yüce Allah, ‘O, kalbin beni müşahade içinde hayat bulmasıdır’ buyurdu.
‘Hangi makamda hakiki marifet sahih olarak elde edilir?’ diye sorulursa, cevabı şudur: Kalbin sırrı ile ilâhî tecellileri görüp müşahade etme makamında gerçek marifet elde edilir. Kalp tanımak için görür. Gerçek marifet, kalbin içinde oluşan irade ile gerçekleşir. Allah-u Teâlâ, kalpten bazı perdeleri kaldırır; perde arkasından dostlarına yüce zâtının ve sıfatlarının nurunu gösterir; bu şekilde yüce zâtını tanımalarını temin eder. Yüce Allah, tecellilerini gören kimsenin yanmaması için bütün perdeleri kaldırmaz. Bir âşık hal lisanı ile şöyle demiştir: ‘Eğer perdesiz zuhur etseydin; ölürdü bütün halk/Lâkin arada ince perde var da, âşıkların kalbi onunla hayat bulur.’

Bil ki; yüce Allah bir kalbe azametiyle tecelli ederse, bu tecelli kalpte korku ve heybet oluşturur. Yüce Allah cemâli ve güzelliğiyle tecelli ederse, bu tecelli kalpte aşk meydana getirir. Sıfatlarıyla tecelli ederse, muhabbet meydana getirir. Zâtı ile tecelli ederse, bu tecelli gaipte tevhid ilmini oluşturur.

Ariflerden biri demiştir ki: Vallahi, kul dünyadan bir şey elde eder de onunla yetinirse, Allah onun kalbini kör eder, dünya muhabbeti ile yapılan ameli boşa çıkarır. Allah-u Teâlâ dünyayı karanlık yaratmış; güneşi onda bir ışık yapmıştır. Aynı şekilde kalpleri de karanlık yaratmıştır; marifeti kalp için bir ışık yapmıştır. Bulut gelince güneşin ışığı kaybolur; aynı şekilde kalbe dünya muhabbeti gelince, ondan marifetin nurunu giderir.”
Anahtar Kelimeler:
marifetin ruhu tevhiddir
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100